Kalıcı yaz saati uygulaması

Nedir?

Türkiye 26° ve 45° doğu meridyenleri arasındadır. Türkiye’nin en doğusu ile en batısı arasında 19 meridyen bulunduğu için en doğusu ve en batısı arasında 1 saat 16 dakikalık zaman farkı vardır. Türkiye Doğu Avrupa Saati’ndedir. Türkiye 30° doğu meridyeninin saatini kullanır. Bu nedenle Türkiye’de Eş Güdümlü Evrensel Zaman+2 (UTC+2) kullanılır, yani Türkiye saati UTC’den iki saat ileridedir. 2018 yılı itibariyle Türkiye kalıcı yaz saati uygulaması ile 45° doğu meridyeninin saatini kullanmaya başladı. Böylece Türkiye saati UTC+3 olarak sabit kaldı. 2018 yılına dek yaz saati uygulaması (saatlerin bir saat ileri alınması) martın son pazar günü başlar ve ekimin son pazar günü bitirilirdi. Böylece yılın 5 ayında geri saat (UTC+2), 7 ayında ise yaz saati (UTC+3) kullanılırdı.

Yazarlar

  • Melisa Ay

     
  • Yusuf Emre Şerali

     

    Yusuf Emre Şerali

İçerik ortağı

  • Referandom

     
  • 26 Aralık 1925

    Türkiye’de bir günün 24 saate bölünmesi kanunlaştı

    697 sayılı Günün Yirmi Dört Saate Taksimine Dair Kanun ile Türkiye’de günün gece yarısından itibaren başladığı ve saatlerin sıfırdan yirmi dörde sayıldığı kanunlaştı.

  • 27 Haziran 1940

    Bakanlar Kurulu, yaz saati uygulamasına karar verdi

    Bakanlar Kurulu, ‘güneş ışığından daha fazla istifade etmek ve aydınlatmada kullanılan maddelerden tasarruf etmek’ amacıyla saatlerin 1 saat ileri alınmasını kararlaştırdı.

    27 Haziran 1940

  • 1 Temmuz 1940

    Türkiye’de yaz saati ilk kez uygulanmaya başlandı

    Yaz saati uygulaması başladı. Türkiye’de saatler ilk kez 1 saat ileri alındı.

  • 3 Mart 1952

    Yaz saati uygulaması, Bakanlar Kurulu kararıyla sonlandırıldı

    11 yıldır devam ettirilen yaz saati uygulaması, Ulaştırma Bakanlığı’nın isteğiyle Bakanlar Kurulu Kararı ile sonlandırıldı.

    3 Mart 1952

  • 10 Temmuz 1962

    Yaz saati uygulaması 10 yıl aradan sonra 2 yıllığına geri döndü

    Elektrik enerjisinden tasarruf sağlamak amacıyla 2 yıl boyunca saatlerin yaz aylarında 1 saat ileri alınması, Sanayi Bakanlığı’nın isteğiyle Bakanlar Kurulu tarafından yeniden kararlaştırıldı. Kararda, uygulamadan “yaz saati” değil, “ileri saat uygulaması” şeklinde bahsedildi.

  • 9 Ocak 1963

    Diyanet İşleri Reisliği’nden ileri saatin dini olarak sakıncasız olduğunun anlatılması istendi

    Sanayi Bakanı Fethi Çelikbaş tarafından Devlet Bakanı Ali Şakir Ağanoğlu’na yazılan yazıda, ileri saat uygulamasının elektrik tasarrufu için mecburi olduğu anlatıldı. Diyanet İşleri’nden halka ileri saatin dini açıdan sakıncasız olduğunun anlatılması istendi.

    Editör notu: 1962 yılında kararlaştırılan yaz saati uygulaması, planlandığı gibi 2 yıl boyunca uygulandıktan sonra 1964’te sonlandırıldı.

    9 Ocak 1963

  • 3 Haziran 1973

    Yaz saati uygulaması ikinci 10 yıllık arasından sonra tekrar geri geldi

    Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı’nın talebiyle yaz saati uygulaması Bakanlar Kurulu tarafından geri getirildi. Böylece en son 1964’te ileri alınan saatler, 10 yıl sonra yeniden ileri alınmaya başlandı.

  • 10 Ağustos 2008

    Yaz saati uygulamasının kalıcı hale getirilmesi için çalışmalara başlandığı söylentileri başladı

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın, 2010 yılında kalıcı hale gelmesi için yaz saati uygulaması ile ilgili çalışma yürüttüğü konuşulmaya başlandı. Anadolu Ajansı’nın haberinde, Bakanlığın çalışmayı kısa sürede kanun teklifi olarak Meclis’e getireceği yazıldı.

    10 Ağustos 2008

  • 14 Mayıs 2012

    Türkiye’nin saat diliminin değişmesi için yasa tasarısı taslağı hazırlandı

    Türkiye’nin o dönemde GMT+2 olan saat diliminin, GMT+3 dilimine alınması için hazırlanan taslak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından Bakanlar Kurulu’na sunuldu. GMT+3, Türkiye’nin yaz aylarında saatleri ileri alarak dahil olduğu saat dilimi olduğundan, çalışmanın anlamı yaz saatinin kalıcı hale getirilmesiydi.

  • 7 Eylül 2016

    Bakanlar Kurulu, yaz saati uygulamasının kalıcı hale gelmesini kararlaştırdı

    Kurul’un aldığı kararda, ‘gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla yaz saati uygulamasının tüm yıl sürdürüleceği açıklandı. 8 Eylül 2016 itibariyle Türkiye, GMT + 3 saat dilimine geçti

    7 Eylül 2016

  • 14 Eylül 2017

    Danıştay, yaz saati uygulamasını durdurdu

    Öğrenci velisi Burcu Berent, yaz saatiyle ilgili Bakanlar Kurulu Kararı’nın iptali amacıyla Başbakanlık ve Enerji Bakanlığı aleyhinde Danıştay’da dava açtı. Danıştay, yaz saati uygulamasının kalıcı kılınmasının yetki aşımı olduğuna karar vererek yürütmeyi durdurdu. 

  • 28 Eylül 2017

    Berat Albayrak: Usul ile ilgili düzenleme yapılacak

    Dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Danıştay kararının esas yönünde etkili olmadığı, usulden kaynaklanan durdurma ile ilgili değişikliğe gidileceğini açıkladı.

     

    28 Eylül 2017

  • 23 Ekim 2017

    Kalıcı yaz saati torba yasaya eklendi

    Meclis’te görüşülen torba yasaya, yaz saatiyle ilgili, “Bakanlar kurulu bir saati aşmamak kaydıyla ileri saat uygulaması yapmaya yetkilidir” hükmü eklendi. Bununla, Danıştay’ın yetki aşımı kararının uygulamaya engel olmaktan çıkarılması amaçlandı. 

    Bahsedilen yetki ise 697 sayılı kanunda değişiklik yapan Bakanlar Kuruluna içinde vergi, amme alacakları, limanlar ve fikir sanat eserleri gibi farklı konuların bulunduğu bir torba yasayla sağlandı

  • 28 Ekim 2017

    Danıştay kararını uygulamamak için yaz saatine 2018 sınırı kondu

    Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı üzerine Bakanlar Kurulu, yaz saati uygulamasının torba yasa çıkana kadar usule uyabilmesi için ileri saat kullanımına 2018 sınırı getirdi.

    28 Ekim 2017

  • 29 Kasım 2017

    Kalıcı yaz saati uygulamasının da bulunduğu torba yasa kabul edildi

    28 Kasım 2017 tarihli TBMM Genel Kurulunda Bakanlar Kuruluna bir saati aşmamak kaydıyla ileri saat uygulaması yapabilme yetkisi verilmesi kabul edildi. Torba yasanın Meclis’te kabulüyle yaz saati uygulaması usule uygun biçimde kalıcılaştı.

  • 2 Kasım 2017

    CHP’li Bülent Kuşoğlu: “Bu elektrik şirketlerine para kazandırmaktır”

    TBMM’de düzenlenen Genel Kurulda CHP milletvekili Bülent Kuşoğlu “2012 242 milyar kilovatsaat; 2013 248 milyar kilovatsaat, 6 milyar kilovatsaatlik bir artış var 2012’den 2013’e; 2013’ten 2014’e 9 milyar kilovatsaatlik, 2014’ten 2015’e 6 milyar kilovatsaatlik yani ortalama 6-7 milyar kilovatsaat her yıl bu yaz saati dolayısıyla bir artış oluyor. Biz bu yaz saati uygulamasını yapmadık, ne oldu biliyor musunuz? 15 milyar kilovatsaatlik bir artış var. Ya, bu raporların ne ilgisi var? Ondan sonra da üniversite yazmış, şöyleymiş, böyleymiş, bilmem ne tarifesi, gece tarifesi, gündüz tarifesi… Yok böyle bir şey. İşte, çok basit bir şekilde… Bu nedir biliyor musunuz? Bu elektrik şirketlerine para kazandırmaktır, olay bu.” ifadelerini kullandı

     

    2 Kasım 2017

  • 2 Kasım 2017

     

    HDP’li Aycan İrmez: “Milyonlarca öğrenci gün ağarmadan okula gitmek zorunda kalıyor”

    Düzenlenen Genel Kurulda HDP Şırnak milletvekili Aycan İrmez,Yaz saati uygulamasının enerji tasarrufuyla sonuçlanacağı iddiasına karşın, ilgili uzmanlar ve yapılan araştırmalar bunun tam tersini ifade etmelerine rağmen, tüm tepkilere rağmen bu uygulamaya şu an bu kanun tasarısında yer verilmiştir. Bakın, enerji tasarrufuna değil, ne yazık ki, tam tersine, israfa yol açıyor. Yapılan bazı araştırmalara göre elektrik tasarrufu sağlamak bir yana, 30 Ekim 2016-26 Mart 2017 arasında yaz saatinde olan Türkiye’nin elektrik tüketimi yüzde 6,3 oranında artmıştır. 

    Diğer bir odanın -Elektrik Mühendisleri Odası- verilerine göre ise burada yani şu an bu yapılan düzenlemeyle üreticiler ve dağıtım şirketlerinin kâr ettiklerini ve beş ayda 2,8 milyar TL’lik bir israfa yol açıldığını ayrıca kaydetmişlerdir.

    “, bu uygulama da biliyorsunuz ki çocukların psikolojisini olumsuz etkiliyor. Yaz saati uygulamasıyla birlikte öğrenciler, zifirî karanlıkta uyanıp alacakaranlıkta okul yoluna düşmeye başlamaktadır. Veliler, yaz saati uygulamasından oldukça şikâyetçi. Kimse çocuğunun karanlıkta okula gitmesini istemiyor. Ama ikili eğitim yapılan binlerce okulda okuyan milyonlarca öğrenci gün ağarmadan okula gitmek zorunda kalıyor. Tüm öğrenciler ve velilerin psikolojisi üzerinde ne yazık ki olumsuz etki yaratan bu durum, ders başarısını da aynı şekilde olumsuz bir şekilde etkiliyor. Psikologlar, bu durumun öğrencilerin odaklanmasına engel olduğunu ifade ediyor. Bu durum tüm öğrencileri etkiliyor. Çocuklarla yapılan araştırmalarda da çocukların morallerinin bozuk, enerjilerinin düşük, dikkat seviyelerinin yetersiz, uykulu olmasına neden olduğunu ifade etmek istiyorum ve derhâl Hükûmet bu dayatmadan vazgeçmelidir.”  ifadelerini kullandı

  • 7 Kasım 2017

    MHP’li İzzet Ulvi: “Yaz saati bile düşünülürken…”

    Düzenlenen TBMM Genel Kurulunda dönemin MHP İstanbul Milletvekili İzzet Ulvi Yönter şu ifadeleri kullandı: “Biz, bir torba kanunun içine yaz saatini sürekli hâle getirme konusunu bile koymuş durumdayız. Bunun lehinde, aleyhinde bir sürü iddiamızı veya iddiayı ileri sürmek mümkün. Fakat, yaz saatini bile düşünürken, yaz saatiyle ilgili tedbiri ve tasarrufu 502 sıra sayılı Kanun Tasarısı’na koyarken, değerli arkadaşlarım, mesela uzman çavuşlarımızın özlük haklarıyla ilgili düzenlemeyi niçin bu kanun tasarısına koymuyoruz?”

    Komisyon görüşmeleri sırasında kanun metnine eklenen bu maddenin iktidar tarafından savunulmasının en büyük nedeni iktidarın bu yolla enerji tasarrufu sağlanacağına dair düşüncesidir. Ancak komisyon raporunun oylanması sırasında ve sonraki tarihlerde muhalefet tarafından bu durumun enerji tasarrufundan ziyade enerji israfına yol açtığının altı çizilmiştir.

     

    7 Kasım 2017

  • 12 Aralık 2018

     

    CHP’li Ayhan Barut ile Enerji Bakanı Fatih Dönmez arasında soru - cevap

    Düzenlenen Genel Kurulda Ayhan Barut, Enerji Bakanı Fatih Dönmez’e, “Sayın Enerji Bakanı, yaz ve kış saati uygulamalarının yapıldığı 2012 ile 2015 yılları arasında yıllık tüketim artışı, ortalama 6 ila 9 milyar kilovatsaattir. Kış saati uygulamasından vazgeçilen 2016 yılında ise tüketim artışı 15 milyar kilovatsaat olmuştur yani yaz saati uygulaması, vatandaşımıza tasarruf sağlamamıştır. Aksine, normalden 2-2,5 kat daha fazla elektrik tüketmesine sebep olmuştur. Uygulamadan vatandaşlarımız kazançlı çıkmadığına göre neden ısrar edilmektedir. Köprü, otoyol ve şehir hastanelerinde olduğu gibi, elektrik üretim ve dağıtım firmalarına bir tüketim garantisi verilmiş midir? Bu anormal artıştan kimler kazançlı çıkmaktadır? Uygulamayla, üretici, dağıtıcı şirketlerin kazançları ne olmuştur? Bu konuda Elektrik Mühendisleri Odasının raporu hakkında ne düşünüyorsunuz? Uygulamaya dayanaklık eden akademik raporun gizlenmesinin sebebi nedir? Bahse konu raporun bir nüshasının tarafıma gönderilmesini sağlayacak mısınız?” şeklinde bir soru yöneltti. 

    Dönemin Enerji Bakanı Fatih Dönmez, Barut’un sorusunu şöyle yanıtladı

    “Aslında bu konuda ne kadar doğru yaptığımızı şimdi daha iyi anlıyoruz. Avrupa Birliği de bunu tartışmaya başladı. Avrupa’daki vatandaşlar da diyor ki: “Artık, gerçekten bir şehir efsanesi, verimliliği yok ve herkesin psikolojisi bozuluyor.” Şimdi onlar da tek saat uygulamasına geçmek üzere harekete geçti biliyorsunuz, biz iki yıl oldu geçtik. Ama ben yine de rakamları vereyim. Hakikaten, İstanbul Teknik Üniversitesine son derece bilimsel bir çalışma yaptırmıştık. Bu sürekli yaz saati uygulamasına geçince tek zamanlı tarifeler için yaklaşık 540 milyon liralık, 3 zamanlı tarifeler için de 800 milyon liralık bir tasarruf söz konusu. Hesap yanlışlığı şuradan kaynaklanıyor: Gün içerisindeki toplam talep artışı sanki saat farkından kaynaklanıyormuş gibi algılanıyor. Burada kıyaslanması gereken saatler, gün doğumu ve gün batımındaki saatler olması lazım. Diğerlerini mevsimsellikten arındırdığınızda aslında bu hesabın doğruluğunu siz de görmüş olacaksınız.”

  • 28 Kasım 2019

    CHP’li Ayhan Barut: “Yaz saati uygulaması ülkemizi Avrupa ülkelerinden uzaklaştırdı”

    Düzenlenen Genel Kurulda CHP milletvekili Ayhan Barut, “Sayın Başkan, yaz saati uygulamasına toplumumuzun her kesimi büyük bir tepki göstermektedir. Uygulamadan eğitim öğretim çağındaki öğrencilerimiz ve çalışma hayatında olan vatandaşlarımız olumsuz etkilenmektedir. Yaz saati uygulaması insanlarımızda can güvenliği, psikolojik, sosyal ve kültürel sağlık sorunları yarattığı gibi, çocukların bedensel gelişimini de olumsuz etkilemektedir. Yaz saati için vaktiyle yetkililer, Avrupa ülkelerinin de bu uygulamaya geçeceğini ve elektrikte tasarrufa gidildiğini söylemişlerdi fakat böyle bir gelişme olmadı. Sadece, ülkemizi Avrupa ülkelerinden uzaklaştırıp Orta Doğu ülkeleriyle aynı zaman dilimine getirdi.” ifadelerini kullandı.

    28 Kasım 2019

  • 23 Şubat 2021

    CHP’li Ayhan Barut: “Bu uygulamayla birlikte 2 kat daha fazla elektrik tüketimine yol açıldı”

    Düzenlenen Genel Kurulda Ayhan Barut ““İtibardan tasarruf olmaz.” diyenlerin yazlık, kışlık, uçan saraylarda yaşaması nasıl bir israfsa, tasarruf gerekçesiyle kalıcı hâle getirilen yaz saati uygulaması da anlamsız ve israftır. Ayrıca, herkes iyi biliyor ki, bu uygulamayla birlikte 2 kat daha fazla elektrik tüketimine yol açıldı. Nereden mi biliyoruz? Çünkü 2012 ile 2015 yılları arasında elektrik tüketimi artışı 6 ila 9 milyar kilovatsaatken bu uygulamanın başladığı 2016 yılında tüketim artışı 15 milyar kilovatsaat olmuştur. Özetle, bu uygulamada tasarruf sağlanmamıştır. Bu uygulamayla birlikte Elektrik Mühendisleri Odasının hazırladığı raporlar gerçeği net ortaya koymuştur ama bu rapor da halktan saklanmıştır, açıklanmamıştır. Kaldı ki söz konusu dayanak gösterilen akademik raporların hiçbiri burada açıklanmadı. Danıştayın durdurduğu fakat devrik Bakanın ısrarıyla yaşama geçirilen akıl almaz uygulamada neden ısrarcı olduğunuzu merak ediyoruz. Her sorun bitti de saat uygulaması mı kaldı? Ne istediniz bu zaman diliminden? Yoksa bir avuç yandaş -elektrik tekelleri- şirketin çıkarları mı düşünülüyor? Aklımıza otoyol, köprü, şehir hastanelerinde olduğu gibi elektrik üretim dağıtım firmalarına bir garanti mi verildi diye sormak geliyor. Gelin, bu yanlıştan vazgeçelim, tüm bu olumsuzlukların çözümü için tekrar yaz ve kış saati uygulamasını hayata geçirelim diyorum.” ifadelerini kullandı.

  • Soru Önergeleri

    Kalıcı Yaz Saati Uygulaması yalnızca TBMM Genel Kurulunda değil TBMM denetim yollarından olan araştırma önergeleri ve soru önergelerine de konu oldu. Bugüne kadar TBMM Başkanlığına 3 adet araştırma önergesi sunuldu ve bu önergelerin hiçbiri Genel Kurulda okunmadı.

    Bunun yanı sıra TBMM Başkanlığına 35 adet soru önergesi sunuldu. Bu önergelerin 28’i süresi geçtikten sonra, bir tanesi zamanında cevaplandı. Geri kalan önergelerin 4 tanesi ‘cevaplanmadı’ durumuna, bir tanesi de ‘hükümsüz’ durumuna düştü. Kalan önergenin ise cevaplanma süresi devam ediyor.

    Bu önergelerin 31’i CHP tarafından, 3’ü HDP tarafından biri ise İyi Parti tarafından verildi.

    Sorulara örnek verecek olursak:

    1. Yaz saati uygulamasında ısrar edilmesinin sebebi nedir?
    2. Yaz saati uygulamasının halk sağlığı üzerindeki etkisine dair bir araştırma yapılmış mıdır?
    3. Uzmanlar yaz saati uygulamasıyla enerji tasarrufu sağlanamayacağına dikkat çekmektedir. Bu iddialar hakkında ne düşünüyorsunuz?
    4. Bu uygulamanın şirketlerin karlarının artmasını sağlamaktan öte herhangi bir yarar sağlamadığı iddiaları doğru mudur?
    5. Uygulamaya dayanaklık eden İstanbul Teknik Üniversitesine hazırlattığınızı ifade ettiğiniz “son derece bilimsel çalışmanın kamuoyundan gizlenmesinin sebebi nedir?
    6. Yaz saati Uygulaması hakkındaki Elektrik Mühendisleri Odası’nın (EMO) raporu hakkında ne düşünüyorsunuz?

    Enerji Bakanı Fatih Dönmez’in bu sorulara verdiği cevapların neredeyse hepsinin aynı olduğu gözlemleniyor.

    Fatih Dönmez tarafından “İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından sabit saat uygulamasının enerji tüketimine etkisi konusunda gerçekleştirilen bilimsel çalışma, elektrik tüketiminde %1.32-3.62 arasında değişen oranlarda enerji tasarrufu sağlanabileceğini göstermiştir. Ayrıca kış saati uygulaması sisteminde, günlük olarak puant saatlerde öğlen ve akşama doğru olmak üzere iki defa pik yük zaman aralığı kalmıştır. Akşam saatlerinde oluşan puant aralığında yük tasarrufu gerçekleşirken puant saatlerde Piyasa Takas Fiyatlarında düşüşlerin oluştuğu görülmüştür.

    Bakanlığımız ve İTÜ arasında imzalanan protokolle yaz saati uygulamasının enerji tüketimine etkisi ile psikolojik, sosyolojik etkilerinin incelemesi yapılmıştır. Bilimsel araştırma sonuçları ülkemizin jeopolitik konumu, ülkemiz batısındaki sanayileşme/kentleşme/enerji yoğunluğu ile doğusu ve batısı arasındaki doğal saat farkı da dikkate alındığında uygulanmakta olan saati diliminin sürekli GMT+3’de kalmasından elde edilecek enerji verimliliği kazanımları (yıllık bazda aydınlanma süreleri, gün ışığı kullanımı vb. dahil olmak üzere) ile psikolojik/sosyolojik olarak olumlu katkılar sağlayacağını göstermiştir.

    Bu kapsamda yapılan uygulamadan veya sonuçlarından elektrik üretim ve dağıtım şirketlerinin bir kar elde etmesi söz konusu değildir.” verilen bu cevap matbu bir cevap haline geldiği ve her cevap metninde kendine yer bulduğu görülüyor.

    Bu cevaba ek olarak EMO raporu hakkında ise raporun doğru yöntemle hazırlanmadığından dolayı doğru sonuç vermeyeceği beyan ediliyor.

    Bu konuda cevaplanan 29 önerge olmasına rağmen TBMM sitesinde cevap verilmiş olarak gözüken birçok önergenin cevap linkine ulaşılamıyor.

    Kalıcı yaz saati uygulaması hakkında en fazla önerge sahibi olan vekil, beş soru önergesiyle CHP vekili Ömer Fethi Gürer.

    Ömer Fethi Gürer’i üçer soru önergesiyle Mustafa Ali Balbay ve Ayhan Barut takip ediyor. 

    Bu iki ismin arkasından ikişer soru önergesiyle Elif Doğan Türkmen, Ayşe Gülsün Bilgehan ve Melike Basmacı geliyor.

    Konu hakkında yazılı soru önergesi veren diğer vekiller ise Selin Sayek Böke, Ednan Arslan, Ümit Beyaz, Erol Dora, Levent Gök, Mehmet Göker, Meral Danış Beştaş, Ali Özcan, Didem Engin, Bedia Özgökçe Ertan, Fatma Kaplan Hürriyet, Gülay Yedekci, Murat Bakan, Müslüm Doğan, Mazlum Nurlu, Candan Yüceer, Mustafa Sezgin Tanrıkulu ve Barış Yarkadaş.

    Soru Önergeleri

  • Araştırma önergeleri

    Bu konu hakkında TBMM’nin 27. Döneminde Genel Kurulda okunan herhangi bir araştırma önergesi bulunmuyor.

  • Kanun teklifi

    Konuyla ilgili olarak TBMM Başkanlığına sunulan tek kanun teklifi ise 24/12/2020 tarihinde Veli Ağbaba tarafından sunulmuş görünüyor. Kanun teklifi komisyonda olarak gözüküyor.

    Yazar notu: Mecliste muhalefet kanadının verdiği kanun tekliflerinin akıbeti büyük oranda “komisyonda” durumunda takılı kalıyor ve bu durumdan öteye geçip kanunlaşabilmeleri hatta genel kurula gelme durumları söz konusu olmuyor. Bu tekliflere “Ölü Doğan Teklifler” diyebiliriz

    Söz konusu ölü doğan teklif “Günün Yirmi Dört Saate Taksimine Dair Kanun”u değiştirmeyi amaçlıyor. Teklif uyarınca yapılması istenen değişiklikle kalıcı yaz saati uygulamasından vazgeçilmesi öngörülüyor.

    Kanun teklifi

Kaynakça

1 cevap

Cevapla

Katkıda bulunmak ister misiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir