Hrant Dink

Hrant Dink kimdir?

Malatyalı bir Ermeni olan Hrant Dink, 15 Eylül 1954 yılında dünyaya geldi. Ermenice ve Türkçe yayın yapan Agos gazetesinin kurucu yayın yönetmeniydi. Dink, 19 Ocak 2007’de Agos gazetesinin bulunduğu İstanbul Halaskargazi Caddesi’nde Ogün Samast tarafından arkadan vurularak öldürüldü. Cinayeti işlediğinde 17 yaşında olan Ogün Samast, babasının ihbar etmesinin ardından Samsun’da gözaltına alındı, ardından tutuklandı.

Yazar

  •  

    Mustafa Hazar Dost

  • 6 Şubat 2004

    “Sabiha Hatun’un sırrı”

    Hrant Dink’in 2004 yılında Agos gazetesinde yayınlanan “Sabiha Hatun’un sırrı” başlıklı yazısı, suikaste giden sürecin ilk adımlarından… Dink, yazısında kaynaklarına dayanarak, Sabiha Gökçen’in Türkiyeli bir aile tarafından evlat edinilen Ermeni olduğunu iddia ediyor.

  • 21 Şubat 2004

    Yazı, Hürriyet’in ilk sayfasında

    Hürriyet, “Sabiha Gökçen’in 80 yıllık sırrı” başlığıyla, Dink’in yazısındaki iddiayı ilk sayfadan verdi.

     

    21 Şubat 2004

  • 24 Şubat 2004

    Hrant Dink, MİT tarafından İstanbul Valiliği’nde “uyarılıyor”

    Genelkurmay Başkanlığı, yazıya dair yaptığı açıklamanın ardından, MİT görevlilerine “Dink’le görüşün” talimatı verdi. MİT görevlileri ve İstanbul Vali Yardımcısı 24 Şubat’ta gerçekleşen görüşmede Dink’i “uyardı.”

  • 26 Şubat 2004

    Ülkü Ocakları Agos gazetesinin önünde

    Ülkü Ocakları, İstanbul Şişli’de bulunan Agos gazetesinin önünde toplandı. Ülkü Ocakları’nın o dönemki başkanı olan Levent Temiz önderliğinde, ‘‘Ya sev ya terket’’, ‘‘Bir gece ansızın gelebiliriz’’ sloganları atıldı. Gazete önünde konuşma yapan Temiz, ‘‘Hrant Dink, bundan sonra bütün öfkemizin ve nefretimizin hedefidir, hedefimizdir’’ dedi.

    26 Şubat 2004

  • 22 Nisan 2004

    Genelkurmay rahatsız

    Dink’in yazısının ardından Genelkurmay Başkanlığı, yazının içeriğinden rahatsızlık duyulduğu belirtilen bir açıklama yayınladı. İddianın milli duygu ve bütünlüğe zarar verdiği söylenen açıklamada, “Türk milletinin birlik ve beraberliğine, layık olduğu toplumsal barışa, Atatürk’ün manevi varlığına ve düşünce sistemine, Türk milletine yakışır sağduyu içerisinde sahip çıkmanın ve savunmanın, TSK yanında, her Türk vatandaşına ve bütün kurumlarına düşen açık ve seçik bir görev olduğu ortadadır” ifadeleri kullanıldı

  • 25 Nisan 2004

    Agos gazetesi ve Dink, savcılığa şikayet edildi

    Şişli Cumhuriyet Savcılığı, Mehmet Soykan’ın şikayet dilekçesini kabul ederek, Dink’in 13 Şubat’ta yazdığı “Ermeni kimliği üzerine (8) Ermenistan’la tanışmak” başlıklı yazısına “Türklüğü aşağılamak” suçlamasıyla TCK’nun 301’nci maddesinden dava açtı.

    25 Nisan 2004

  • 7 Ekim 2005

    Dink’e ‘‘Türklüğe hakaret’’ suçundan 6 ay hapis cezası verildi

    Şişli 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi, Dink’in, 13 Şubat 2004’te yazdığı bir yazısından kaynaklı olarak açılan davada bilirkişinin, ‘‘Herhangi bir suç unsuru yoktur’’ beyanına rağmen, ‘‘Türklüğü neşren tahkir ve tezyif etmek’’ suçundan altı ay hapis cezası verdi

  • Ocak 2006

    Dink’e Bursa adresli tehdit mektubu gönderildi

    Hrant Dink’in aldığı altı aylık hapis cezasının ardından, tehditler devam etti. Dink’in, 6 Şubat 2006’da Agos gazetesindeki odasına Bursa adresli bir mektup gönderildi. Ahmet Demir adıyla gönderilen mektupta Dink, ‘‘Hrant Dink, oğlunu, seni ve Serkis Seropyan’ı bir daha hiç konuşamamak üzere susturacağız. Önce oğlunu. Cesedini Ankara çıkışındaki jandarma bölgelerinin birinden alacaksın’’ diyerek tehdit edildi.

    fikritakip’in sorularını yanıtlayan Dink Ailesi’nin avukatı Fethiye Çetin, tehdit mektubunun geldiği tarihten itibaren, Dink’in çevresine danışarak, nasıl bir yol izleyeceğini aradığını belirtirken, şikayet etmeye karar verdikleri gün, suç duyurusunda bulunduklarını söyledi.

    Ocak 2006

  • 2 Şubat 2006

     

    Dink’in avukatı tehdit mektubu için suç duyurusunda bulundu

    Hrant Dink’in avukatı Fethiye Çetin, Şişli Başsavcılığı’na şikayette bulundu. Çetin, tehditle alakalı olarak dilekçede ‘‘Mektup içeriğinde, şayet takma bir isim değilse, Ahmet Demir isimli şahıs müvekkilimi, oğlunu ve Sergis Seropyan’ı ölümle tehdit etmektedir. Mektup ve şüpheli hakkında gerekli takibatın yapılarak, ceza davası açılmasına karar verilmesini talep ederiz’’ ifadelerini kullandı.

  • 15 Şubat 2006

    Dink Suikasti istihbarat raporlarında: ‘‘Ne olursa olsun öldürülecek’’

    Trabzon İstihbarat Şubesi muhbiri Erhan Tuncel, Yasin Hayal’in Hrant Dink için ‘‘Ne olursa olsun öldürülecek’’ istihbaratını Trabzon Emniyet Müdürlüğü’ne bildirdi

    2 gün sonra Erhan Tuncel’in verdiği ‘‘Hrant Dink öldürülecek’’ bilgisi, Ankara ve İstanbul İstihbarat Daire Başkanlıklarına ulaştı.

    15 Şubat 2006

  • 22 Şubat 2006

    Dink, ‘‘tehdit mektubu’’soruşturması için savcılıkta ifade verdi

    Suç duyurusunda kapsamında, 22 Şubat günü Savcı İbrahim Çiçek’e ifade veren Dink, “Dilekçeye eklediğim tehdit mektubu, ocak başlarında gazetedeki adresime posta yoluyla getirildi. İçindeki ifadeler bana ve aileme karşı tehdit içermektedir. Şikâyetçiyim” sözlerini sarf etti.

  • 19 Ocak 2007

    Hrant Dink öldürüldü

    Hrant Dink, Şişli Halaskargazi Caddesi üzerinden bulunan Agos gazetesinden çıktıktan hemen sonra arkasından sıkılan üç kurşunla vuruldu. Dink, olay yerinde hayatını kaybetti.

    Olay yerindeki kameralardan cinayeti işleyen kişi tespit edildi. Beyaz bereli katilin, 17 yaşındaki Ogün Samast olduğu anlaşıldı.

     

    19 Ocak 2007

  • 20 Ocak 2007

     

    Ogün Samast yakalandı

    Ogün Samast, babasının ihbar etmesinin üzerine, İstanbul’dan Trabzon’a giderken, Samsun Otogarı’nda emniyet güçleri tarafından yakalandı. Samast’ın üzerinde, cinayette kullandığı silah da bulundu. 

    Ogün Samast, ilk ifadesinde, cinayeti Yasin Hayal’in talimatıyla işlediğini söyledi. Emniyet güçleri, ifadenin ardından Hayal’i de gözaltına aldı.

  • 20 Ocak 2007

    Hayal, muhbiri işaret etti

    Cinayetin azmettiricisi olan Hayal ise ifadesinde, cinayeti o dönem istihbarat muhbiri olan Erhan Tuncel ile planladıklarını belirtti. Emniyet soruşturmayı genişletti. Yasin Hayal ve 12 kişi gözaltına alındı. 

    Samast emniyette verdiği ifadesinde, ‘’Cinayeti tek başıma işledim. Dink’in internetteki yazılarını okudum, kanıma dokunuyordu, öldürmeye karar verdim, İstanbul’a gidip yaptım” diyerek cinayeti itiraf ederken, Trabzon’da yaylada atış talimi yaptıklarını, kendisinin diğer 10 gençten daha hızlı koştuğu ve daha iyi atış yaptığı için seçildiğini belirtti. Samast ifadesini ‘‘Öldürdüğüm için pişman değilim’’ diyerek bitirdi.

    20 Ocak 2007

  • 22 Ocak 2007

     

    ‘‘Örgüt bağlantısı yok’’

    Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü olan Celalettin Cerrah, basına yaptığı açıklamada, ‘‘Cinayetle alakası olan 7 kişinin sorgusu sürüyor’’ derken, cinayette örgüt bağlantısı olmadığını, Ogün Samast’ın cinayeti ‘‘milliyetçi duyguların etkisinde kalarak’’ işlediğini söyledi.

  • 23 Ocak 2007

    Dink’i 100 binlerce kişi uğurladı

    Hrant Dink, kurucusu olduğu Agos gazetesinin önünden son yolculuğuna uğurlandı. Cenazesine Türkiye’nin her kesiminden 100 binlerce kişi katıldı. Cenazede, ‘‘Hepimiz Ermeniyiz, hepimiz ‘‘Hrant’ız’’ sloganları, sonrasında oldukça gündem oldu.

     

    23 Ocak 2007

  • 24 Ocak 2007

     

    Göz önündeki sorumlular tutuklandı

    Cinayetin azmettiricisi Yasin Hayal, katil Ogün Samast ve cinayetin planlanmasında rol alan Zeynel Abidin Yavuz, Ersin Yolcu ve Ahmet İskender tutuklandı

    Bu süreçte ortaya çıkan bazı görüntüler tepki topladı. Görüntülerde Ogün Samast’ın emniyette sırtı sıvazlanırken kimi polislerin ‘‘Aslanım Ogün’’ diyerek, fotoğraf çekildikleri görünüyor.

  • 25 Ocak 2007

    TBMM’de bomba süslü mektup

    Türkçü İntikam Tugayı ‘‘Hepimiz Ermeniyiz’’ sloganını lanetledikleri bir mektubu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kapısına bomba süsü verdikleri bir pakete koydu. Mektupta, ayrıca ‘‘Ogün ve Yasin kardeşlerimizdir serbest bırakılsın’’ yazıyordu.

    25 Ocak 2007

  • 26 Ocak 2007

     

    Gündemde yer eden slogan

    Ogün Samast’ın taktığı beyaz bere ve Dink’in cenaze töreninde binlerce kişinin söylediği ‘‘Hepimiz Ermeniyiz’’ sloganı, futbol maçlarında gündeme oturdu. Trabzonspor-Kayserispor maçında, Trabzonspor taraftarları, ‘‘Biz Türküz, hepimiz Mustafa Kemaliz’’ pankartı açtı. Aynı hafta oynanan çoğu maçta, suikaste dair pankartlara yer verildi. Dönemin Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, yetkililere çağrı yaparak, ‘‘Sporun ve futbolun, toplumsal anlamda ilk amacı, hiç kuşku yok ki, vatandaşlarımız arasındaki milli dayanışmayı güçlendirerek, farklılıklarımızı değil, ortak noktalarımızı öne çıkarması ve kardeşliğimizin vurgulanmasıdır’’ dedi

  • 28 Şubat 2007

    Cerrah’ın soruşturulmasına red

    İstanbul Valiliği, haklarında ön inceleme yapılan İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler hakkında soruşturma izni verirken ve Celalettin Cerrah hakkında ise soruşturma izni verilmemesine karar verdi

    28 Şubat 2007

  • 4 Nisan 2007

    Soruşturulmayan askerler

    Dink’in avukatları, Trabzon Jandarma Komutanlığı’nda görevli 4 asker hakkında soruşturma talebinde bulundu. Trabzon Valiliği, sadece 2 askerin soruşturulmasına izin verirken, diğer iki askerin soruşturulmamasına herhangi bir gerekçe göstermedi.

  • 20 Nisan 2007

    Dava açılıyor

    Ogün Samast, Yasin Hayal ve Erhan Tuncel’in de aralarında olduğu 19 kişi hakkında, ‘‘tasarlayarak adam öldürme’’ suçundan dava açıldı.

    20 Nisan 2007

  • 30 Nisan 2007

    “Terör örgütü delili yetersiz”

    Hrant Dink cinayeti ile ilgili davada, iddianamede yer alan sanıkların terör örgütü üyesi olarak yargılanması talebi “terör örgütü delili yetersiz” iddiasıyla geri çevrildi. İstanbul 14’ncü Ağır Ceza Mahkemesi, ‘‘delil yetersizliği’’ olarak, “terör örgütü” denmesine karşı terör örgütünün isminin belirtilmemiş olması gösterildi.

  • 2 Temmuz 2007

    Yargılama süreci başlıyor

    İstanbul 14’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2 Temmuz 2007’de görülmeye başlanan davaya, binlerce kişi destek için geldi. Aralarında Ogün Samast, Yasin Hayal ve Erhan Tuncel’in de bulunduğu 8’i tutuklu 19 sanığın kimlik tespiti yapıldı. Duruşma basına kapalı yapılırken, Dink’in eşi Rakel Dink, ‘‘Ben bunlardan değil, karanlıkta kalanlardan, karanlıktakilerden şikâyetçiyim’’ dedi.

     

    2 Temmuz 2007

  • 7 Ağustos 2007

    Trabzon Emniyeti’nde ‘kusur’ yok

    Trabzon Valiliği, Hrant Dink cinayetinin önlenmesi hakkında görevlerini gereği gibi yerine getirmediklerine ilişkin iddiaları araştırmak üzere, Trabzon Emniyet Müdürlüğü’nde görevli kişiler hakkında yapılan soruşturma sonucunda, görevlilerinin suçların önlenmesi hakkındaki memuriyet görevlerini gereği gibi yerine getirdikleri, üzerlerine atılacak herhangi bir kusurlarının olmadığını belirterek, haklarında soruşturmaya gerek olmadığına karar verdi.

  • 29 Eylül 2007

    Tuncel ve Zenit bağlantısı

    Hrant Dink cinayetinin planlayıcılarından olan eski istihbarat muhbiri Erhan Tuncel’in, Trabzon’da görevli polis memuru Muhittin Zenit ile cinayetten 1 buçuk saat sonra gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, Zenit’in, Tuncel’e, Dink’in öldüğü bilgisini verdiği, ‘‘Öldü. Tek farklılık kaçmayacaktı ama bu kaçtı’’ dediği ortaya çıktı. Erhan Tuncel, görüşmede cinayetin işlenme tarzının ‘‘kendilerine ait olmadığını’’ belirtirken, ‘‘Eğer bizle alakalıysa bulur sana getiririm’’ dediği öğrenildi. Polis memuru Zenit ise bu teklife, ‘‘Yok oğlum, getirmenin ne gereği var’’ dediği ortaya çıktı.

    29 Eylül 2007

  • 1 Ekim 2007

    2’nci duruşma

    Tutuklu sanıklar hakkında, tutukluluklarının devamına karar verilirken, Dink’in avukatlarının, Jandarma Uzman Çavuş Muhittin Zenit’in sanık olarak davaya dahil edilmesi talebi, daha önce soruşturma yapılmış ve yargılanmasına gerek olmadığına karar verilmiş olduğundan reddedildi. Sonraki duruşma 11 Şubat 2008’e ertelendi.

  • 3 Ekim 2007

    Trabzon Emniyeti’nin soruşturulmamasına itiraz

    Dink’in avukatları, Trabzon Valiliği’nin Trabzon Emniyet Müdürlüğü’nde görevli olan kişilerin soruşturulmasına izin verilmemesi üzerine, Trabzon Bölge İdare Mahkemesi’ne itirazda bulundu. Mahkeme, talebi gerekçe göstermeksizin reddetti

    3 Ekim 2007

  • 30 Ekim 2007

    Samast’ı öven polise soruşturma

    Katil Ogün Samast’a, Samsun Emniyet Müdürlüğü’nün çay ocağında ‘‘Aslanım, aferin Ogün’’ diyen polis memuru hakkında soruşturma açıldı.

  • 18 Ocak 2008

    Dink’in evi ile Agos arasında keşif yapılmış

    Yasin Hayal’in abisi Osman Hayal’in, olay günü İstanbul’da sinyal takibi yapıldı. Osman Hayal, daha önce olay günü Trabzon’da olduğunu söylemişti. Sinyal takibi sonucunda, Hayal’in 13 Ocak’tan 20 Ocak’a kadar İstanbul’da olduğu anlaşıldı. Bir diğer ortaya çıkan detay ise, Trabzon İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Ali Öz imzasını taşıyan “Haber Kayıt ve Bildirim Formu”yla ortaya çıktı. Bu evrakta, cinayet için İstanbul’a dört kişinin gittiği, Agos gazetesi ve Hrant Dink’in evi arasında keşif yapıldığı belirtiliyordu.

    18 Ocak 2008

  • 11 Şubat 2008

    3’üncü duruşma

    Hrant Dink davasının 3’üncü duruşması İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sekiz sanık getirilirken, Trabzon’da iki jandarma görevlisinin yargılandığı davada cinayet istihbaratını dört ay önceden haber verdiğini açıklayan ve 19’uncu sanık olarak davaya giren, muhbir Yasin Hayal’in eniştesi Coşkun İğci katılmadı.

  • 25 Şubat 2008

    4’üncü duruşma

    Davanın 4’üncü duruşması görüldü. Sanıklar Ersin Yolcu ve Ahmet İskender cinayete yardım ettikleri gerekçesiyle sorgulandı. Ahmet İskender, sorgusunda ‘‘Orhan Pamuk öldürülecek sanıyorduk’’ derken, ‘‘Yasin’den korkuyorduk, ben değil herkes Yasin’den korkar’’ dedi.

    25 Şubat 2008

  • 27 Mart 2008

    Jandarma Komutanı, TBMM Hrant Dink Komisyonu ile görüşmedi

    Dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Ali Öz’ün de içinde bulunduğu 5 jandarma, TBMM Hrant Dink Komisyonu ile görüşmeye gelmedi

  • 28 Nisan 2008

    5’inci duruşma

    Davanın 5’inci duruşması İstanbul 14’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada dinlenen sanıklardan İrfan Özkan ve Numan Şişman’ın sorgusu yapıldı. Özkan sorgusunda, İstanbul’dan bir heyetin Trabzon’a gelerek kalabalık bir toplantı yaptığı ve bu toplantıda ‘‘Cinayeti kim işler?’’ diye sorduğunda, Ogün Samast’ın, ‘‘Ben yaparım’’ dediğini ve toplantıya katılanlardan alkış aldığını doğruladı

    28 Nisan 2008

  • 12 Mayıs 2008

    “Üstlerimizi uyardık, önlem almadılar”

    Trabzon Jandarma Komutanlığı’nda o dönem yapan Veysel Şahin, Hrant Dink suikastinde “görevi ihmal ettiği” gerekçesiyle Trabzon’da yargılanıyordu. İstanbul 14’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin talebiyle Dink cinayeti dosyası için de dinlenen Şahin, ‘‘Üstlerimizi cinayet planları konusunda uyardık. Önlem almadılar’’ ifadesini yineledi. Bu ifadeyle birlikte, Trabzon’da devam eden Jandarma davası ve Hrant Dink cinayeti dosyasının birleşmesinin önü açıldı

    Şahin ifadesinde, dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı kıdemli albay Ali Öz ve kıdemli yüzbaşı Metin Yıldız’ın talimatları doğrultusuna, jandarma muhbiri Coşkun İğci’yle görüştüğünü ve verdiği bilgileri kimseyle paylaşmamasını söylediğini belirti. Ayrıca, Şahin, üstlerinin kendisine, “İğci’nin bilgileri cinayet sonrası verdiğini söyleyeceksiniz” dediğini de ifadesinde söyledi.

  • 7 Temmuz 2008

    6’nci duruşma

    Hrant Dink cinayeti davasının 6’ncı duruşması yapıldı. Mahkeme tutuklu sanıklar hakkında, tutukluluklarına devam kararı verirken, diğer sanıkların sorgularına devam edildi.

    7 Temmuz 2008

  • 20 Ağustos 2008

     

    Osman Hayal de gözaltında

    Cinayet günü telefon sinyali İstanbul’da gözüken Osman Hayal gözaltına alındı

  • 23 Ağustos 2008

    Osman Hayal serbest bırakıldı

    Osman Hayal, emniyetteki ifadesinin ardından savcılığa sevk edildi. Cumhuriyet Savcısı’na ifade veren Hayal serbest bırakıldı. Hayal ifadesinde, Dink’in öldürülmesinden önce çalışmak için İstanbul’a gelip dayısı inşaatında çalıştığını ve şantiyedeki konteynerde 3-4 gün kaldığını söylerken, dayısından 300 lira alarak Trabzon’a döndüğünü ve telefonunun sinyal verdiği yerlerin de Ümraniye’deki iş yeri ve dayısının evinin çevresi olduğunu belirtti.

    23 Ağustos 2008

  • 13 Ekim 2008

    7’nci duruşma

    Davanın 7’nci duruşmasında, Dink ailesi avukatları, Erhan Tuncel’in polis tarafından yardımcı istihbarat elemanı olarak görevlendirilmesiyle ilgili dosyanın “devlet sırrı” denilerek kendileriyle paylaşılmamasına itiraz etti. Ayrıca, Yasin Hayal’in abisi Osman Hayal’e, İstanbul’da olup olmadığı soruldu. Osman Hayal, sorulara ‘‘Hatırlamıyorum’’ diye yanıt verdi.

  • 29 Ekim 2008

    Ali Öz yargılamasının önü açıldı

    Yarbay Ali Öz, kendisi ve Trabzon’da görevli diğer jandarma görevlileri hakkında Trabzon Valiliği İl İdare Kurulu ve Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan soruşturmaya yaptığı itiraz reddedildi. Böylelikle Yarbay Ali Öz, ‘‘Görevi kötüye kullanmak’’ suçundan yargılanabilir hale geldi.

     

    29 Ekim 2008

  • 30 Aralık 2008

    Ali Öz’e dava açıldı

    Trabzon eski İl Jandarma Alay Komutanı Albay Ali Öz ile 5 asker hakkında daha görevi ihmal suçundan dava açıldı.

  • 2 Ocak 2009

    Ali yargılandığı davada görevsizlik kararı

    Trabzon 2’nci Sulh Ceza Mahkemesi, dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz’ün de aralarında bulunduğu sekiz kişi hakkında, “görevi ihmal” suçundan altı aydan iki yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan dava ile ilgili olarak görevsizlik kararı aldı.

    2 Ocak 2009

  • 15 Ocak 2009

    İstihbarata incelemenin yolu açıldı

    Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun hazırladığı Hrant Dink Cinayeti Raporu’na onay vererek, Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek ve İstanbul İstihbarat Şube Müdürü olan Ali Fuat Yılmazer hakkında “görevi ihmal” iddiasıyla inceleme yapılmasının yolunu açtı.

  • 26 Ocak 2009

    8’nci duruşma

    Davanın 8’nci duruşması görüldü. Cumhuriyet Savcısı Cihan Kansız ise sekiz tutuklu sanıktan Ogün Samast, Yasin Hayal ve Erhan Tuncel dışındaki 5 sanığın tahliyesini talep etti. Mahkeme heyeti üç kişinin tutuksuz yargılanmasına karar verdi.

    26 Ocak 2009

  • 20 Nisan 2009

    9’uncu duruşma

    Davanın 9’uncu duruşması İstanbul 14’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Ogün Samast, Erhan Tuncel, Yasin Hayal, Ersin Yolcu ve Ahmet İskender’in tutukluluğuna karar verilen davada, Samast, mahkeme heyetinin sorduğu sorulara yanıt vermedi.

  • 6 Temmuz 2009

    10’ncu duruşma

    Davanın 10’ncu duruşmasında, tutuklu sanıklar hazır bulundu. İki görgü tanığı, Samast’ın yalnız olmadığına dair ifade verdi. Cinayetten önce, Dink’le Bakırköy’de bir pastanede oturduğunu belirten bir tanık, Samast’ı onları izlerken gördüğünü belirtirken, ikinci tanık cinayetin işlendiği olay yerine 10-15 kala Samast’ın kendilerini ittiğini, cinayetten sonra bir kişinin Samast’a hangi sokağa gireceğini gösterdiğini söyledi

    6 Temmuz 2009

  • 12 Ekim 2009

    11’nci duruşma

    Davanın 11’nci duruşması görüldü. Tutuklu bulunan beş sanık mahkemeye getirilirken, mahkeme, olayda kullanılan silahın doğrulanması için, silahı mahkemeye getirtti. Katil Ogün Samast, ‘‘Düğüne gitmiyordum, adam öldürmeye gidiyorum. Silahı hatırlamıyorum’’ derken, Yasil Hayal, ‘‘Yüzde yüz eminim, bu silah kullanıldı’’ dedi

  • 8 Şubat 2010

    12’nci duruşma

    Davanın 12’nci soruşturmasında ara karar çıktı. Tutuklu bulunan beş sanığın, tahliye talebi reddedildi. Mahkeme ayrıca, Ergenekon davasının sanıkları ile Dink davası sanıkları arasında herhangi bir bağlantı olup olmadığının tespiti için İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden her iki davanın sanıklarının iletişim bilgilerinin karşılaştırılmasına karar verdi.

    8 Şubat 2010

  • 10 Mayıs 2010

    13’üncü duruşma

    İstanbul 14’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 13’ncü duruşması yapıldı. Davada bulunan sanıkların, Ergenekon’la bağlantılı olup olmadığına dair yapılan araştırmada, davadaki sanıkların Ergenekon davasından tutuklu bulunan altı sanıkla telefon görüşmesi gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Mahkeme, tutuklu bulunan Ersin Yolcu ile Ahmet İskender’in tahliyesine karar verdi.

  • 12 Temmuz 2010

    14’üncü duruşma

    Davanın 14’ncü duruşmasında, Ergenekon’la ve aynı zamanda cinayet şebekesiyle bağlantılı olduğu anlaşılan davanın Trabzon’da görevli iki polis memurunun ifade vermesine karar verdi. Mahkeme ayrıca, Dink’i hedef haline getiren, İstanbul Valiliği’nde ‘‘uyaran’’ iki kişi, Agos Gazetesi önünde eylem yapan dönemin Ülkü Ocakları Başkanı Levent Temiz ve Danıştay saldırısında da gözaltına alınan Erhan Timuroğlu hakkında soruşturma açılması için dilekçe verdi.

    12 Temmuz 2010

  • 10 Eylül 2010

    AİHM’den Türkiye’ye ihlal kararı

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, ölümünden önce Hrant Dink’ hakkında yapılan tüm başvuruları tek bir karara bağladı. Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “yaşama hakkı”, “ifade özgürlüğü” ve “etkili başvuru” hakkıyla ilgili maddelerini ihlal ettiğini söyledi.

  • 25 Ekim 2010

    15’nci duruşma: Samast’ın dosyası ayrılıyor

    Davanın 15’inci duruşmasında, mahkeme heyeti, yasadaki değişiklik nedeniyle katil Ogün Samast’ın dosyasını ayırarak, İstanbul 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.

    25 Ekim 2010

  • 14 Aralık 2010

    AİHM, Türkiye’yi tazminata mahkum etti

    AİHM, kesinleşen kararında, “Hrant Dink’in koruma başvurusunu beklemeksizin, yaşamını korumak, cinayet planlarından haberdar olan resmi makamların göreviydi” ifadelerini kullandı. Türkiye, Dink ailesine 113 bin Euro tazminat ödemeye mahkum edildi.

  • 7 Şubat 2011

    16’ncı duruşma: Dava süreci hızlanıyor

    İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 16’ncı duruşmada tutuklu sanıklar Erhan Tuncel ve Yasin Hayal hazır bulunurken, dava bir saat sürdü. Dava süreci hızlandırıldı.
    NOT: Ogün Samast’ın davası, cinayeti işlediği tarihte yaşı 18’den küçük olduğu için ayrılmıştı.

    7 Şubat 2011

  • 28 Mart 2011

    17’nci duruşma

    Davanın 17’nci duruşmasında, Dink’in avukatlarının TÜBİTAK’nun, bankamatik kamerasından alınan görüntüler için, ‘‘Cinayete kanıt oluşturmuyor’’ raporuna itirazı mahkeme heyeti tarafından kabul edildi. Yasin Hayal ve Erhan Tuncel’in tutukluluğu devam ederken, heyet, Trabzon’daki soruşturmasına devam etmek için, tanıkların dinlenmesine devam edilmesine karar verdi.

  • 30 Mayıs 2011

    18’nci duruşma: TÜBİTAK görüntüleri silindi

    Mahkeme, 18’inci duruşmanda, Dink’in öldürüldüğü gün, Ogün Samast’ın tek olmadığı yönünde incelemeler başlattı. Daha önce gözaltına alınan Yasin Hayal’in abisi Osman Hayal’in biometrik fotoğraflarının çekilmesine, olay yerine yakın yerlerde telefon görüşmesi yapan kişinin baz istasyonu ve telefon kayıtlarından tespit edilmesine karar verildi.
    Ayrıca, TÜBİTAK, bankamatik kamerasından çekilen görüntülerin, geri döndürülemeyecek şekilde silindiğini mahkeme heyetine bildirdi.

    30 Mayıs 2011

  • 25 Temmuz 2011

    Ogün Samast’a 22 yıl

    Değişen yasa nedeniyle 18 yaşından küçük olduğu için ana davadan ayrılarak İstanbul 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan katil Ogün Samast’a, ‘‘tasarlayarak adam öldürme’’ suçundan 22 yıl 10 ay hapis cezası verildi.

  • 29 Temmuz 2011

    19’uncu duruşma

    İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde davanın 19’uncu duruşması görüldü. Mahkeme, Ogün Samast’ı, azmettirdikleri gerekçesiyle yargılanan Erhan Tuncel ve Yasin Hayal’in tutukluluğunun devamına karar verdi. Mahkeme ayrıca, Yasin Hayal’in akıl sağlığının incelenmesini istedi.

    29 Temmuz 2011

  • 19 Eylül 2011

    20’nci duruşma: Savcı mütalaasını açıklıyor

    Davanın 20’nci duruşmasında savcı mütalaasını açıkladı. Tutuklu sanıklar Erhan Tuncel ve Yasin Hayal için müebbet hapis cezası istenen mütalaada, tutuksuz sanıklar için beraat istendi. Ayrıca, savcı verdiği mütalaada, Ergenekon örgütüne atıf yapılırken, davanın birleştirilmesine değinmedi. Dink’in avukatları, ‘‘Delillerin hepsi toplanmadı. Osman Hayal’in fotoğrafları var fakat görüşme kayıtları henüz gelmedi. Böyle bir durumda mütalaa verilemez’’ diyerek mahkeme salonunu terk etti.

  • 14 Kasım 2011

    21’nci duruşma: Olay yeri görüntüleri yok

    Davanın 21’nci duruşmasında, Adli Tıp, Yasin Hayal’in akıl sağlığının yerinde olduğunu bildiren raporu mahkemeye ulaştı. Dink’in avukatları, ilk duruşmalardan beri talep ettikleri, olay günü, olay yerine yakın olan mekanların güvenlik kamerasına yansıyan kişilerin görüntü ve konuşma kayıtlarının 1760 gündür verilmediğini, kayıtların en önemli delil olduğunu ve 60 gün sonra silineceği belirterek bu kayıtlar için tedbir kararı istedi. Mahkeme, kararı reddetti.

     

    14 Kasım 2011

  • 5 Aralık 2011

    22’nci duruşma

    Davanın 22’nci duruşmasında, müdahil avukatlar mütalaaya dair görüşlerini açıkladı. Dink’in avukatları, mahkeme heyetine seslenerek, ‘‘Mahkemeniz her durumda tarihe geçecektir. Ya bu geleneği kıran ve zedelenen yargı güvenini yeniden tesis eden mahkeme olarak, ya da siyasi cinayet ve düşmanlık geleneğini sürdüren olarak. Takdir mahkemenizindir” dedi.
    Ayrıca, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB), Dink’in avukatlarının istediği olay günü, olay yerine yakınındaki şüphelilere ait kayıtları mahkemeye ulaştırdı.

  • 26 Aralık 2011

    23’üncü duruşma: Yargılanması gereken kişi sayısı 20

    İstanbul 14’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 23’ncü duruşmasında, Dink’in avukatları, Trabzon ve İstanbul’daki davaların birleştirilmesi gerektiğini söylerken, yargılanması gereken kişi sayısının 20 olduğunu belirtti. Mahkeme, Dink’in avukatlarının ‘‘TİB kayıtları ne olursa olsun saklansın’’ talebini kabul etti.

    26 Aralık 2011

  • 10 Ocak 2012

    24’üncü duruşma

    Davanın 24’üncü duruşması görüldü. Yasin Hayal, cinayet için kullanıldığını belirtti. Erhan Tuncel’in avukatları beraat istedi. TİB kayıtlarında, cinayetin işlendiği yerde, mahkemede sanık olan beş kişinin tespit edildiği, bu kişilerin ise sanık ve şüpheli olan 14 kişiyle irtibat kurduğu belirlendi. Dink’in avukatları, cinayetten önceki sonraki beş ayki kayıtların tedbir amacıyla korunması gerektiğini mahkemeye bildirdi.

  • 17 Ocak 2012

    25’inci duruşmada karar: Hayal’e 1 yıl, Tuncel’e tahliye

    İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, 25’inci duruşmada kararını verdi. Davada tüm sanıklar, ‘‘terör örgütü üyesi’’ olma suçundan beraat etti. Yasin Hayal, ‘‘insan öldürmeye azmettirmekten’’ müebbet, tehditten üç ay, ruhsatsız silah bulundurmaktan bir yıl hapis cezasına çarptırıldı. Davada tutuklu bulunan diğer sanık Erhan Tuncel ise tahliye edildi.
    Böylelikle, Hrant Dink davasının ilk yargılama aşamasında ana davada sadece Yasin Hayal ceza alırken Dink’in öldürülmesine dair tutuklu sayısı Ogün Samast’la beraber iki oldu.
    NOT: Ogün Samast’ın davası, cinayeti işlediği tarihte yaşı 18’den küçük olduğu için ayrılmıştı.

    17 Ocak 2012

  • 18 Ocak 2012

     

    Erdoğan’dan açıklama

    Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan Dink davasında çıkan karara dair ‘‘Kamuoyu vicdanı bu noktada rahat değil ama faille ilgili verilmiş ceza bundan başkası da olmaz. Ağırlaştırılmış müebbet hapis, idam olmadığına göre bundan daha başka bir ceza verilmez’’ açıklamasını yaptı.

  • 13 Şubat 2012

    Eksik kalan sanık İğci için karar

    17 Ocak’ta sanıklarla ilgili kararını açıklayan mahkemenin, 19 sanıklı mahkemede, 18 sanık hakkında karar verdiği anlaşıldı. Mahkeme heyeti, hakkında karar verilmeyen Coşkun İğçi’nin beraati için yeni bir dosya açtı ve karar verdi.

     

    13 Şubat 2012

  • 20 Şubat 2012

    “Dink’in yaşam hakkının korunmasında ağır kamu hizmeti kusuru”

    Devlet Denetleme Kurulu, Hrant Dink davası hakkındaki raporunu tamamladı. Raporda, suçluların yakalanma sürecinin hızlı fakat yargılama sürecinin yavaş olduğuna dikkat çekilirken, ‘‘Dink’in yaşam hakkının korunmasında ağır kamu hizmeti kusuru vardır’’ denildi.

  • 29 Mart 2012

    Dink’in avukatlarından karara itiraz

    Hrant Dink’in avukatları, davada verilen karara ‘‘beraat kararlarının bozulması’’ yönünde itiraz etti. Dink’in avukatları, Trabzon’da McDonald’s bombalanması, Dink öldürülmesinin bir örgüt işi olduğunu ve bu eylemlerin örgütün talimatlarıyla yapıldığını belirtti.

    29 Mart 2012

  • 15 Mayıs 2013

    Yargılama yeniden başlıyor

    Yargıtay, İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararı bozdu. Yargıtay verdiği kararda, ortada ‘terör’ değil, ‘suç’ örgütü olduğunu belirtirken,  Hayal’in, ‘‘silahlı terör örgütü yöneticiliği’’ suçundan beraat kararını bozdu. Böylelikle yargılama tekrardan başladı.

  • 17 Eylül 2013

    Erhan Tuncel’e yakalama kararı

    İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay’ın verdiği bozma kararının ardından davayı tekrardan görmeye başladı. Sanıklardan Erhan Tuncel davaya gelmezken, yakalama kararı çıkarıldı.

    17 Eylül 2013

  • 23 Ekim 2013

    Tuncel cezaevinde

    Mahkemenin yakalama kararı çıkardığı Erhan Tuncel yakalanarak cezaevine gönderildi. Tuncel, karakola girdiği esnada, ‘‘Memlekete hizmet etmenin bedeli budur işte. Adnan Menderes’in idam edildiği gün tutuklanmak bir şereftir’’ dedi.

  • 3 Aralık 2013

    27’nci duruşma: “Trabzon Emniyeti suça ortak”

    İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde davanın 27’nci duruşması görüldü. Tutuklu sanıklar, Erhan Tuncel, Yasin Hayal ve Ersin Yolcu, tutuksuz sanıklar, Zeynel Abidin Yavuz, Osman Hayal ve Tuncay Uzundal mahkemede hazır bulundu. Erhan Tuncel ifadesinde cinayetin, Ramazan Akyürek* çetesinin İstanbul ve Trabzon’da hazırlamış olduğunu belirtirken, Akyürek’in soruşturmanın genişletilmesinin önüne geçtiğini belirtti.
    Dink’in avukatları, Trabzon Emniyet Müdürlüğü’nün, Dink’in öldürülmesi suçuna ortak olduğunu söyledi.

    3 Aralık 2013

  • *Ramazan Akyürek kimdi?

    Ramazan Akyürek’in İstanbul’da görev yaptığı dönemde İstanbul Valisi Erol Çakır tarafından siciline düşülen “Emniyetteki hizipleşme içinde irticai akımlara (Fethullah) yakın. Dikkat edilmelidir” notu devlet katında kayıt altına alınmıştı. Bu nedenle sicil notu 100 üzerinden 35 verilen tek polisti. Erhan Tuncel, Akyürek, Trabzon Emniyet Müdürü olduğu sırada, emniyet muhbiri olmuştu.
    Ayrıca Akyürek, 2020’de Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) VIP Dinleme Davası’nda 45 yıl hapis cezası almıştı.

  • 7 Ocak 2014

    28’inci duruşma

    Mahkemenin 28’inci duruşmasında, Zeynel Abidin Yavuz ve Osman Hayal için yakalama kararı çıkarıldı. Zeynel Abidin Yavuz ve Osman Hayal, Trabzon’da yakalandı.

    7 Ocak 2014

  • 12 Şubat 2014

    29’uncu duruşma

    İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 29’uncu duruşmasına, tutuklu sanıklar Erhan Tuncel ve Yasin Hayal, tutuksuz sanıklar, Osman Hayal, Zeynel Abidin Yavuz katılırken, hakkında yakalama kararı olan Ahmet İskender ise katılmadı. Hayal, Dink’in fotoğraflarını Tuncel’in verdiğini belirterek, ‘‘Azmettirici’’ dedi.

  • 14 Mart 2014

    Tuncel tahliye edildi

    Davanın sanıklarından Erhan Tuncel, yasadaki değişiklik nedeniyle, beş yıldır cezaevinde olduğu için tahliye edildi.

    14 Mart 2014

  • 18 Nisan 2014

    30’uncu duruşma: Mahkeme İstanbul 5’inci Ağır Ceza’ya geçti

    Dink cinayetinin 30’uncu duruşması, yasadaki değişiklikten kaynaklı olarak İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin yetkisini kaybetmesi nedeniyle, İstanbul 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne görüldü. Dink’in avukatları, dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı olan Ali Öz’ün de yargılandığı davanın ana davayla birleşmesi gerektiğini tekrardan mahkeme heyetine iletti. Mahkeme, talebi reddetti.  

  • 21 Mayıs 2014

    Takipsizlik kararı kaldırıldı

    Bakırköy 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi, dönemin İstanbul Vali Yardımcısı Ergun Güngör, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ile 7 emniyet görevlisi hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verdiği takipsizlik kararını kaldırdı.

    21 Mayıs 2014

  • 17 Temmuz 2014

    “Dava 1 yıldır ilerlemiyor”

    Mahkeme heyeti, hakkında yakalama kararı olan fakat yakalanamayan Ahmet İskender’in, ifadesi olmadığı için davayı ilerletemedi. Dink’in avukatları, bir yıldır davanın ilerlemediğini belirterek, İskender’in dosyasının ayrılmasını talep etti. Mahkeme talebi reddetti.

  • 26 Temmuz 2014

    ‘‘Kamu görevlileri soruşturulsun’’ başvurusu kabul edildi

    Dink’in avukatlarının, AİHM’in kararıyla beraber Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı ‘‘kamu görevlileri soruşturulsun’’ başvurusu kabul edildi. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Dink’in ölümünde görevlerini ihmalden Ramazan Akyürek, Reşat Altay, Engin Dinç, Faruk Sarı, Ercan Demir, Özkan Mumcu, Muhittin Zenit, Mehmet Ayhan için soruşturma izni verdi.

    26 Temmuz 2014

  • 22 Ekim 2014

    Emniyete yönelik soruşturmanın yolu açılıyor

    Adalet Bakanlığı, İstanbul 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne, dönemin İstanbul Vali Yardımcısı Ersun Güngör’ün aralarında Celalettin Cerrah’ın da olduğu 7 emniyet görevlisi hakkındaki takipsizlik kararına verilen itirazı kabul etti. Böylelikle, emniyette görevli 8 kişi hakkında soruşturma yürütülmesine karar verdi.

  • 30 Ekim 2014

    Samast’ın davası ana davayla birleştirildi

    İstanbul 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, mahkeme heyeti Yargıtay’ın ‘‘suç örgütü var, yargılama yeniden yapılmalı’’ kararına uydu. Ayrıca, katil Ogün Samast’ın davası da ana davayla birleştirildi. Dink’in avukatları, Trabzon’da süren, Jandarma davasının ana davayla birleşmesini talep etti, mahkeme heyeti talebi reddetti.

    30 Ekim 2014

  • 6 Kasım 2014

    Cerrah’ın da aralarında olduğu emniyet mensupları ifadeye çağrıldı

    Savcılık, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’ın da aralarında olduğu, Trabzon, Ankara ve İstanbul’da görev yapan toplam 9 emniyet mensubunu ‘‘şüpheli’’ sıfatıyla ifadeye çağırdı.

  • 4 Aralık 2014

    Ali Fuat Yılmazer şüpheli sıfatıyla ifade verdi

    ‘‘Hrant Dink cinayetinde kamu görevlileri’’ soruşturmasında, dönemin İstanbul İstihbarat Şubesi müdürlerinden olan Ali Fuat Yılmazer, ‘‘şüpheli’’ olarak olarak savcı Gökalp Kökçü’ye ifade verdi.

     

    4 Aralık 2014

  • 23 Aralık 2014

    Reşat Altay şüpheli sıfatıyla ifade verdi

    Dönemin Trabzon İl Emniyet Müdürü Reşat Altay, Dink cinayetinde, kamu görevlileri soruşturması kapsamında ‘‘şüpheli’’ olarak ifade verdi.

  • 26 Aralık 2014

    Zenit ve Mumcu ifadeye çağrıldı

    Savcı Gökalp Kökçü’nün yürüttüğü, ‘‘Hrant Dink cinayetinde kamu görevlileri’’ soruşturmasında, cinayet günü Erhan Tunel’le telefonda görüşen Trabzon İstihbarat Şubesi’nde görevli Muhittin Zenit ve Özkan Mumcu, ifadeye çağrıldı.

    26 Aralık 2014

  • 13 Ocak 2015

    Zenit ve Mumcu tutuklandı

    Hrant Dink’in öldürüldüğü gün, Erhan Tuncel’le telefon görüşmesi yapan dönemin Trabzon istihbarat Şube Müdürlüğü’nde görev yapan Muhittin Zenit ve Özkan Mumcu tutuklandı.

  • 19 Ocak 2015

    Ercan Demir tutuklandı

    Dönemin Trabzon Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığı görevlisi Ercan Demir, Cizre Emniyet Müdürü sıfatıyla tutuklandı.

    19 Ocak 2015

  • 23 Ocak 2015

    Dink’in avukatlarının tüm taleplerine red

    İstanbul 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Dink’in avukatlarının tüm talepleri yeniden reddedildi.

  • 27 Şubat 2015

    Ramazan Akyürek tutuklandı

    Dönemin Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Ramazan Akyürek, Dink davasından tutuklandı.

    27 Şubat 2015

  • 29 Mayıs 2015

    Ali Fuat Yılmazer tutuklandı

    Dönemin İstanbul İstihbarat Daire Başkanlığı müdürlerinden olan Ali Fuat Yılmazer, Dink davasından tutuklandı.

  • 20 Kasım 2015

    Olay yerindeki 6 kamu görevlisi

    Kamu görevlilerine yönelik süren soruşturmada, biri İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’nda görevli 6 kamu görevlisinin Dink’in öldürüldüğü gün, olay yerinde olduğu belirlendi.

    20 Kasım 2015

  • 11 Aralık 2015

    Ali Öz ve Metin Yıldız kararları bozuldu

    Yargıtay, Trabzon’da görülen, Dink’in öldürülmesi olayında “görevi ihmal” suçundan Albay Ali Öz ile Kıdemli Yüzbaşı Metin Yıldız’ın da aralarında bulunduğu 8 asker ceza aldığı davanın kararını bozdu. Yargıtay, sanıkların ‘‘kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği’’ suçundan da yargılanması gerektiğine karar verdi.

  • 26 Ocak 2016

    Cinayet davası ve kamu görevlilerinin ihmali davası birleşti

    Yargıtay, İstanbul 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Hrant Dink cinayeti davasının ve cinayette kamu görevlilerinin ihmali davasının birleşmesine ve ikisinin birlikte İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesine karar verdi.

    26 Ocak 2016

  • 19 Nisan 2016

    15 jandarma tutuklandı

    Üçüncü kez mahkemesi değişen Hrant Dink davası, ‘‘kamu görevlilerinin ihlali’’ davasıyla ilk kez birlikte görüldü. Davaya, sekizi tutuklu, 34 sanık katıldı.
    Hrant Dink cinayeti davasına, 2016 yılında cinayetle bağlantılı olduğu gerekçesiyle 30’u aşkın jandarma gözaltına alındı. 15’i tutuklandı.

  • 16 Ağustos 2016

    Ali Öz tutuklandı

    Dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı olan Albay Ali Öz, Dink’in öldürüleceğini bildiği halde, cinayete engel olmamak suçundan tutuklandı.

    16 Ağustos 2016

  • 2 Aralık 2016

    Mahkeme arasında heyet üyesine gözaltı

    Sanıkların savunmalarını yaptığı mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi. Aranın ardından, mahkeme heyeti üyelerinden Bünyamin Karakaş’ın odasında polislerin arama yaptığı ve Karakaş’ın FETÖ’den gözaltında olduğu ortaya çıktı.

  • 20 Ocak 2017

    Muammer Güler ve Hanefi Avcı’nın dinlenmesine...

    14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 10’ncu duruşmada, Ali Fuat Yılmazer, ‘‘Derin devlet devleti ele geçirdi’’ savunmasını yaparken, mahkeme heyeti, eski bakan Muammer Güler, İstanbul eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın dinlenmesine karar verdi.

    20 Ocak 2017

  • 10 Şubat 2017

    Ersun Güngör’ün dinlenmesine itiraz

    Dokuz tutuklu sanığın bulunduğu davanın 11’inci duruşması gerçekleşti. Dink’in avukatları, İstanbul Valiliği’nde Dink’i uyaran MİT görevlilerinin ve dönemin İstanbul Vali Yardımcısı Ersun Güngör’ün de aralarında bulunduğu 7 kişinin dinlenmesini talep etti, mahkeme heyeti talebi reddetti.

  • 24 Nisan 2017

    Yeni iddianame

    15 Temmuz 2016’da darbe girişiminin ardından, savcı, Dink davasında yargılanan çoğu kamu görevlisinin 15 Temmuz Darbe Girişimi’yle de alakalı olduğuna dair yeni bir iddianame hazırladı. İddianame, haziran ayında ana davayla birleştirildi.

    24 Nisan 2017

  • 31 Ekim 2017

    ByLock detayı

    İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada yargılanan 85 sanığın 18’inin, FETÖ üyelerinin haberleşmek için kullandığı iddia edilen ByLock adlı uygulamayı kullandığı belirlendi.

  • 12 Temmuz 2018

    Ali Öz ve Metin Yıldız’a tahliye

    İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, tanıklar dinlenmeye devam etti. Dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı olan yarbay Ali Öz ve dönemin Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürü Metin Yıldız tahliye edildi.

    12 Temmuz 2018

  • 21 Aralık 2018

    Kamu görevlilerinin çoğu suikastten haberdar

    İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 25’inci duruşmada dinlenen kamu görevlilerinin çoğu Dink’e suikast gerçekleştirileceği bilgisinin kendilerine ulaştığını ve üstlerine ilettiğini belirtti.
    Dönemin Trabzon Valisi Hüseyin Yavuzdemir, cinayet günü dönemin Trabzon İl Emniyet Müdürü Reşat Altay’ın evinde olduğunu, cinayeti televizyonda gördüğünü belirterek, ‘‘Reşat Altay bana, ‘Bu cinayetin arkasında bir Trabzonlu olabilir’ dedi’’ şeklinde konuştu.

  • 21 Aralık 2018

    87’nci duruşma: Davada tutuklu 4 sanık kaldı

    Altısı tutuklu 85 sanığın yargılandığı davanın 87’nci duruşması 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Kamu görevlilerinin yargılandığı davada eski Astsubay Yavuz Karakaya ve eski Tuğgeneral Hamza Celepoğlu’ya tahliye kararı verdi. Böylelikle davada dört tutuklu sanık kalmış oldu.

    21 Aralık 2018

  • 13 Haziran 2019

    93’üncü duruşma: Dosyalar yeniden ayrılıyor

    Cinayette ihmali bulunduğu için yargılanan kamu görevlilerin 93’üncü duruşması İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Ogün Samast, Yasin Hayal’in de aralarında bulunduğu dokuz sanığın bazı suçların zaman aşımına uğrayabileceği gerekçesiyle dosyaları ayrıldı.

  • 17 Temmuz 2019

    Mahkeme “suç örgütü” kararı verdi

    Davası ayrılan dokuz sanığın karar duruşması İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Mahkeme, suç örgütü olduğu yönünde karar verdi. Erhan Tuncel toplamda 99 yıl 6 ay, Tuncay Uzundal’a 15 yıl, Zeynel Abidin Yavuz’a 12 yıl 22 gün,Yasin Hayal’e 7 yıl 6 ay, Ogün Samast’a, 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Mahkeme Salih Hacısalihoğlu’nun ve Osman Hayal’in ise beraatına karar verdi. Erhan Tuncel, mahkeme çıkışında, ‘‘Devlete yapılan hiçbir hizmet cezasız kalmaz’’ dedi.

    17 Temmuz 2019

  • 4 Eylül 2019

    97’nci duruşma: Ara karar açıklandı

    Dördü tutuklu, 10 firari, 77 sanığın yargılandığı davanın 97’nci duruşmasında İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, ara kararını açıkladı. Tutuklu sanıkların beraat talepleri reddedildi.

  • 15 Aralık 2020

    Savcı mütalaasını açıkladı

    Davanın savcısı, Muhammed İkbal Anar mütalaasını açıkladı. Savcı, mütalaasını,  dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, dönemin İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler, dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay, dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Faruk Sarı, dönemin Trabzon Jandarma Alay Komutanı Ali Öz, dönemin İstanbul İstihbarat’ında müdür olan Ali Fuat Yılmazer, cinayetin planlandığı dönemde Trabzon Emniyet Müdürü olan, cinayetin işlendiği zaman ise İstihbarat Daire Başkanı olan Ramazan Akyürek ve cinayetin planlandığı dönemde İstihbarat Daire Başkanı olan Sabri Uzun hakkında ceza verilmesi yönünde açıkladı

    15 Aralık 2020

  • 24 Aralık 2020

    116’nci duruşma

    İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 116’ncı duruşmada, daha önce denetimlik serbestliği kaldırılan sanıklardan olan, dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz hakkında, Emniyet Genel Müdürlüğü mahkeme heyetine yazı gönderdi. Emniyetin gönderdiği yazıda, Öz’ün savcı mütalaası sonrasında Gürcistan’a kaçmak için görüşmeler yaptığı belirtildi.

  • 6 Ocak 2021

    Cerrah: Sorumluluk Trabzon Emniyeti’nde

    İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, İstanbul eski İl Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah dinlendi. Cerrah ifadesinde, ‘‘Sicilimde en ufak sabıka bile istemem’’ diyerek cinayetteki sorumluluğun Trabzon emniyetinde olduğunu söyledi. Mahkeme ayrıca, dönemin Trabzon Jandarma İstihbarat görevlileri, Veysal Şahin ve Volkan Şahin’in tutuklanmasına karar verdi.

    6 Ocak 2021

  • 8 Ocak 2021

    120’nci duruşma

    Yargılama, 120’nci duruşmayla devam ediyor. Mahkeme heyeti , savcının mütalaası sonrası sanıkların savunmalarını almaya devam ediyor. Heyet, Trabzon İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görevli Okan Şimşek hakkında tutuklama kararı çıkardı.

  • 3 Şubat 2021

    Tüm sanıkların ifadesi tamamlandı

    İstanbul 14’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, sanıkların hepsi dinlendi. Son sanık olarak ifadesi alınan Dink’in öldürüldüğü dönem İstihbarat Daire Başkanlığı müdürlerinden olan Ali Fuat Yılmazer, Dink’in azmettiricilerinin, onu hedef gösterenler olduğunu belirterek, ”Dosyada aleyhime hiçbir delil yok” dedi.

    3 Şubat 2021

  • 10 Şubat 2021

    Dink’in avukatları savunma yaptı

    İstanbul 14’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleşen davada ilk olarak Dink ailesi avukatlarından Emel Ataktürk söz aldı. Tutuksuz sanıklardan dönemin Trabzon Jandarma Komutanı Ali Öz, dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay ve dönemin İstanbul Emniyet İstihbarat Müdürü Ahmet İlhan Güler de vardı. Dink ailesinin avukatları yaptıkları savunmada, Dink’in tehditlere rağmen korunmadıklarını belirtirken, cinayetin ardından evrak hazırlanmış olmasına dikkat çekti.

  • 5 Mart 2021

    130’ncu duruşmada da karar çıkmadı

    Devlet görevlisi olan 76 sanığın yargılandığı davanın 130’ncu duruşması İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Mahkemenin karar vermesi beklenirken, mahkeme heyeti üyesi Ferhat Şahin’in kalp ameliyatı olması nedeniyle ertelendi. Kararın 26 Mart’taki duruşmada çıkması bekleniyor.

    5 Mart 2021

  • 2021

    Tanıklık: Ümit Kıvanç

    Hrant Dink’in arkadaşlarından Ümit Kıvanç, neredeyse 14 yıldır süren yargılamaya dair yorum yapabilmek için, sürece en başından itibaren göz atmak gerektiğini söylüyor ve ”Ortada bir değil, iki büyük dava var. Açılması gerekirken açılmamış küçük küçük bir sürü soruşturma var,” diyor. Ayrıca yargılama sürecinin kamu görevlileri ile cinayetin faillerinin ayrı ayrı yargılandığı şekilde ikiye bölündüğünü hatırlatıyor; davada ilk önce yargılanması gereken kişilerin öncelikle yargılanmadığını belirtiyor.

    Kıvanç, bu davada yüzlerce duruşma görülmesine rağmen devletten sadece tek bir adım geldiğine dikkat çekiyor. Bunun da Devlet Denetleme Kurulu tarafından hazırlanan, soruşturma ve dava sürecini kapsayan rapor olduğunu söylüyor. Raporun, devlet içi örgütün cinayeti nasıl planladığını ve nasıl örtbas edildiğini gösterdiğini belirten Kıvanç, raporun kenara atıldığını söylüyor.

    Hrant Dink’in milliyetçi, ırkçı biri olmadığını söyleyen Ümit Kıvanç, ”Irkçılığa en uzak taraftaydı. Sağcı Ermeniler’in de kızdığı bir isimdi. Tavrından hiç sapmadı, duruşunu bozmadı. Hrant’ınki kimsenin itiraz edemeyeceği bir itirazdı. Düzeni tehdit ediyordu. İnsanca, demokratik, yüzleşme olan, iki ülke için çözüm yolunu sunuyordu” diyor.
    Hrant Dink’in öldürüldüğü güne kadar Agos’a ve Dink’e karşı bir baskı süreci işletildiğini söyleyen Kıvanç, ”Bu dava, sahici, gerçekçi ve ciddi değildir. Göstermelik bir davadır. Yargılama şu an cinayetin önemli unsuru olan FETÖ’cülerle ilerletiliyor. Fakat bizce bu cinayette çeşitli gruplardaki devlet görevlilerinin tamamının payı var. Soruşturmanın FETÖ’cüler üzerinden yürütülemeyeceği anlaşılınca, işin genişlemesi gerekti. Asıl şu an soruşturulması gereken, cinayet sonrasıdır. Sahte raporlar ve ‘kaybedilmiş’ belgeler incelenirse cinayette rolü olanlar ortaya çıkar. Ramazan Akyürek neden şimdi bir numaralı sanık oldu? Ali Öz’e emri kim verdi? Durup dururken mi böyle bir karar verildi? Biz bu davadan adalet beklemiyoruz.” diyor.
  • 26 Mart 2021

    14 yıl sonra çıkan karar

    Hrant Dink cinayeti davasında Eski Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay beraat etti. Eski emniyet müdürleri Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer’e ağırlaştırılmış müebbet hapis verildi. Eski İstanbul Emniyet Müdürü Cerrah’ın davası zaman aşımından düştü.

    Mahkemede hapis kararı çıkan diğer kişiler şöyle; dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz 28 yıl, Trabzon İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görevli Okan Şimşek, Trabzon İl Jandarma Komutanlığında görevli Veysel Şahin ve Trabzon İl Jandarma Komutanlığı’nda rütbeli olan Gazi Günay 25 yıl, gazeteci Ercan Gün’e 10 yıl, Trabzon Jandarma İstihbarat görevlisi Volkan Şahin, Trabzon Emniyeti İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görevli polis memurları Mehmet Ayhan, Hasan Durmuşoğlu, Onur Karakaya 12 yıl 6 ay, Trabzon Emniyeti İstihbarat Şubesi eski Müdürü Faruk Sarı 12 yıl 6 ay, dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı görevlisi Osman Gülbel 16 yıl 8 ay, dönemin İstanbul Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görevli Astsubay Bekir Yokuş 10 yıl, dönemin İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişi Mehmet Ali Özkılıç 7 yıl 6 ay, dönemin Samsun Güvenlik Şube Müdürü Yakup Kurtaran 7 yıl 6 ay, İstanbul İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlisi Abdullah Dinç 6 yıl 3 ay, Trabzon İl Jandarma Komutanlığı’nda görevli Ahmet Faruk Aydoğdu 6 yıl 3 ay,  Trabzon İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli Önder Araz 3 yıl 9 ay,  Mülkiye Başmüfettişi Şükrü Yıldız 3 yıl 9 ay, Samsun Emniyet Müdürlüğü’nde görevli Metin Balta 6 yıl 8 ay, Trabzon Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesi polis memuru Mehmet Uçar 3 yıl 9 ay, Trabzon İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürü Metin Yıldız 3 yıl 4 ay, Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görevli Özkan Mumcu 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. 13 sanık ise beraat etti.

    26 Mart 2021

Kaynakça

The last comment and 18 other comment(s) need to be approved.
0 cevaplar

Cevapla

Katkıda bulunmak ister misiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir