TÜRKİYE’NİN EUROVISION TARİHİ

Eurovision Şarkı Yarışması nedir?

Eurovision Şarkı Yarışması ya da kısa adıyla söylersek Eurovision, Avrupa Yayın Birliği (EBU) üyesi ülkelerin katılımıyla gerçekleştirilen şarkı yarışması. İlki 24 Mayıs 1956’da İsviçre’de yapıldı, 2020 yılına kadar aralıksız geldi. Geçtiğimiz yıl pandemi yüzünden iptal edilen yarışma, bu yıl Rotterdam’da 65. kez yapıldı. Dünyanın en uzun soluklu televizyon programlarından biri.

Editör notu: Bu dosyada adı geçen, Türkiye ile bağlantılı eserlerin bulunabilen versiyonları Murat Meriç’in fikritakip için hazırladığı dinleme listesinden dinlenebilir. Spotify’da kaydı bulunmayan eserlerin çoğunun Youtube’da kayıtları bulunabiliyor ancak bugünlerde Türkiye’de tartışmalı bir hâl alan telif hakları nedeniyle Youtube kayıtlarını not etmemeyi tercih ettik.

Yazar
  •  

    Murat Meriç

  • 7 Nisan 1973

    Türkçeleştirilen ilk Eurovision şarkısı

    Fransız şarkıcı Anne-Marie David, 1973 yılında Lüksemburg’da yapılan Eurovision Şarkı Yarışması’na ev sahibi ülke adına katıldı ve “Tu Te Reconnaîtras” adlı şarkıyla birinci oldu. Şarkı, Türkiye’de de çok sevildi ve Çiğdem Talu’nun yazdığı sözlerle “Göreceksin Kendini” adıyla Nilüfer tarafından yorumlandı. Nilüfer’in çıkış yaptığı şarkılardan. David, sonrasında Türkiye’ye davet edildi, burada konserler verdi ve yine Çiğdem Talu’nun yazdığı sözlerle “Neşeli Gençleriz” adlı şarkıyı seslendirdi. Çok ilgi gören bu 45’lik sonrasında, 1975 yılında (ikisi İngilizce) on iki şarkıdan oluşan bir Türkçe albüm yaptı. (Cumhuriyet, 30 Aralık 1974)

  • 21 Ocak 1975

    Üç birincili ilk eleme

    Türkiye, Eurovision Şarkı Yarışması’na katılma kararı alınca ilk eleme 1975 yılının Ocak ayında yapıldı. Elemeye katılan 15 şarkı, halk oyuyla belirlenecekti. Şarkılar TRT’de yayınlandı, oy vermek isteyenler postanelerden aldıkları oy pusulasına tercihlerini işaretledi ve bu pusulalar ücretsiz olarak TRT’ye ulaştırıldı. Halk oyunun galibi, “Yarın” adlı şarkısıyla Ali Rıza Binboğa oldu. TRT şarkıyı “solcu” bulunca, top, kurulan profesyonel jüriye atıldı. Jüri, “Yarın”ı sondan ikinci yaptı ve iki şarkıyı birinci ilan etti: Semiha Yankı’nın seslendirdiği “Seninle Bir Dakika” ile Cici Kızlar tarafından yorumlanan “Delisin”. Çekilen kura sonucu sözlerini Hikmet Münir Ebcioğlu’nun yazdığı Kemal Ebcioğlu bestesi “Seninle Bir Dakika”, Türkiye’yi temsile hak kazandı.

    21 Ocak 1975

  • 22 Mart 1975

    Sonunculuğun suçu kıyafete atıldı

    İsveç’in Stockholm kentinde yapılan 20. Eurovision Şarkı Yarışması’nı Hollanda adına yarışan Teach-In topluluğu, “Ding-a-Dong” adlı şarkılarıyla kazandı. Şarkı Türkiye’de çok sevildi ve iki farklı plakta Türkçe olarak yorumlandı. Füsun Önal, şarkıyı, Çiğdem Talu’nun yazdığı sözlerle “Söyleyin Arkadaşlar” adıyla plak yaptı; Ayla Algan, Fikret Şenes’in yazdığı sözlerle “Dünya Tersine Dönse” adıyla söyledi. Semiha Yankı, yarışmanın talihsiz şarkıcılarındandı. “Seninle Bir Dakika”, Monako’dan aldığı 3 puanla sonuncu oldu. Sonrasında yapılan değerlendirmelerde bu sonunculuk, Yankı’nın yarışmada giydiği kıyafete ve Avrupa ülkelerinin birbirini kollamasına bağlandı. 

  • 14 Aralık 1977

    Eurovision Türkiye elemelerinde ilk yarı final

    1976 ve 1977 yıllarında yarışmaya katılmayan Türkiye, 1978’de yeniden şansını denemeye karar verdi. Yarışmaya 232 şarkı başvurdu; TRT, bunlardan 12’sini yarı finale gönderdi. Gürer Aykal, Önder Bali, Mithat Fenmen, Selçuk Sun ve Şerif Yüzbaşıoğlu’ndan oluşan jürinin seçtiği beş şarkı, elemelere katılma hakkı kazandı.

    14 Aralık 1977

  • 5 Şubat 1978

    Bir şarkı etrafında dönen evrim tartışması

    Finale katılan beş şarkı arasında bulunan “İnsanız Biz”de yer alan “en zeki, en uygar hayvanız biz” dizesi TRT tarafından “sakıncalı” bulununca, şarkı, diskalifiye edildi. Şarkının söz yazarı Şanar Yurdatapan, bu kararın iptali için Danıştay’a başvurdu ve şarkı yeniden finale katılma hakkı kazandı. “İnsanız Biz”, Ankara’da Orkut Stüdyosu’ndan canlı yayınlanan finalde ikinci olabildi. Nilüfer ve Grup Nazar tarafından seslendirilen Dağhan Baydur bestesi “Sevince”, Türkiye’yi temsile hak kazanan şarkı oldu. “Sevince”, 22 Nisan’da Fransa’nın başkenti Paris’te yapılan finalde 2 puan alabildi ve 20 ülkenin katıldığı yarışmayı, Finlandiya ile birlikte 18. sırada bitirdi. İsrail adına yarışan Izhar Cohen ve Alphabeta, “A-Ba-Ni-Bi” ile bu yılın galibi oldu.

  • 31 Mart 1979

    İsrail protestosu yüzünden Türkiye’nin katılmadığı yarışma

    1979 yılında Türkiye elemeleri yine iki aşamalı yapıldı ve ilk etapta belirlenen 14 şarkı, yarı finalde 6’ya indirildi. Final gecesi, 17 ilde kurulan halk jürileri oy kullandı ve yarışmayı İzmir’den katılan Maria Rita Epik ve 21. Peron, “Seviyorum” adlı şarkıyla kazandı. Ancak TRT, son dakikada şarkıyı yarışmaya göndermeme kararı aldı. İsrail’de yapılan yarışmayı protesto eden Arap ülkeleri, Eurovision’a katıldığı taktirde Türkiye’ye ambargo uygulayacaklarını söylemişti.

    31 Mart 1979

  • 24 Şubat 1980

    Süperstar devrede

    TRT, 1980 yılında farklı bir yol seçti ve beş besteciye şarkı ısmarladı. Şarkıları, Süperstar lakabıyla sahnelerde fırtına gibi esen Ajda Pekkan seslendirecekti. 19 Ocak’ta toplanan jüri, bu beş besteden ikisini eledi; Pekkan, üç şarkıyı canlı yayında seslendirdi ve 22 kişilik jüri, sözlerini Attila Özdemiroğlu bestesi “Pet’r Oil”e Türkiye’yi temsil yetkisi verdi. Şarkının söz yazarı Şanar Yurdatapan, TRT’nin sözleri değiştirmek için kendisine baskı yaptığı gerekçesiyle aldığı ödülü canlı yayında reddetti.

  • 19 Nisan 1980

    “Pet’r Oil”ün makus talihi

    Hollanda’nın Lahey kentinde 25. kez yapılan Eurovision Şarkı Yarışması’nda galibiyeti, İrlanda adına yarışan Johnny Logan’ın “What’s Another Year” adlı şarkısı aldı. Fas, 12 puanı “Pet’r Oil”e verdi aldı ancak diğer ülkelerden az puan gelince, Ajda Pekkan, yarışmayı 23 puanla 15. sırada tamamladı. Bu başarısızlığı hazmedemeyen sanatçı Amerika’ya gitti ve üç yıl boyunca Türkiye’ye dönmedi. Oysa şarkı memlekette ve Avrupa ülkelerinde çok sevilmiş, Yunanistan’ın ünlü seslerinden Dukissa, şarkıyı “Aman Petro” adıyla Yunanca sözlerle seslendirmişti.

    19 Nisan 1980

  • 14 Şubat 1981

    Yeni bir şarkıcı: Ayşegül Aldinç

    1981 yılında finale kalan altı şarkı, TRT’nin İstanbul stüdyolarında canlı olarak seslendirildi ve birinci, farklı illerde kurulan halk jürileri tarafından belirlendi. Yarışmayı, sözleri ve müziği Ali Kocatepe’ye ait “Dönme Dolap” kazandı. Ayşegül Aldinç, şarkıyı, Modern Folk Üçlüsü ile birlikte seslendiriyordu. Öncesinde Zerrin Özer’in topluluğa eşlik edeceği açıklanmışsa da Aldinç, son dakikada yarışmadan çekilen Özer’in yerini aldı ve ekibe dahil oldu. 4 Nisan’da Dublin’de yapılan yarışmaya umutla gönderilen “Dönme Dolap”, yarışmayı, 9 puanla 18. sırada bitirdi. Yarışmaya 20 ülke katılmış, birinciliği İngiltere adına yarışan Bucks Fizz, “Making Your Mind Up” adlı şarkıyla kazanmıştı. “Dönme Dolap”, buradaki talihsizliğini Türkiye’de sürdürmedi ve o yılın sevilen şarkıları arasına girdi. 

  • 7 Mart 1982

    “Honey” çağrıştıran şarkı “Hani”

    TRT, bu yılki elemeyi bizzat oluşturduğu seçici kurula yaptırdı ve belirlenen altı şarkı arasından Olcayto Ahmet Tuğsuz bestesi “Hani”yi yarışmaya göndermeye karar verdi. Neco’nun seslendirdiği şarkı, sonrasında bir kelime oyunuyla gündeme geldi ve “Hani”nin İngilizce “honey” sözcüğüne benzediği gerekçesiyle seçildiği iddia edildi. Şarkı, 24 Nisan’da Harrogate’de yapılan finalde 20 ülke arasında 15. olabildi.

    7 Mart 1982

  • 4 Mart 1983

    “Opera” faciası

    Türkiye tarihinin en tartışmalı finallerinden biri bu yıl yapıldı ve Çetin Alp, Kısa Dalga eşliğinde seslendirdiği Buğra Uğur bestesi “Opera” ile Türkiye’yi temsil etmek üzere görevlendirildi. Yarışmada iki favori şarkı vardı: Sezen Aksu, Coşkun Demir ve Ali Kocatepe’nin oluşturduğu Mavi Yolcular adlı topluluk tarafından seslendirilen “Heyamola” ve dönemin en popüler topluluğu Beş Yıl Önce On Yıl Sonra tarafından yorumlanan “Atlantis”. Müzisyenlerden ve TRT görevlilerinden oluşan seçici kurul bu iki şarkıyı görmezden geldi ve içinde bol yabancı kelime geçen “Opera”yı yarışmaya göndermeye karar verdi. Şarkı, Türkiye’de hiç sevilmedi ve seçildiği andan itibaren büyük tepki gördü. O kadar ki, “Opera”, 23 Nisan’da Münih’te yapılan yarışmada puan almadan sonuncu olunca “biz demiştik”ler dışında bir şey söylenmedi. Türkiye’nin en iyi seslerinden biri olan Çetin Alp, yarışma sonrasında müziği bırakmak durumunda kaldı.

  • 5 Mayıs 1984

    Sazla Eurovision’a gidilir mi?

    “Opera”nın yaşattığı şoku üzerimizden henüz atmamışken, TRT, yeni şarkıyı seçme görevini yine oluşturduğu kurula verdi. Kasım ayında bir çağrı yapıldı; başvuran 88 beste ilk toplantıda 24’e indirildi, final öncesi bir toplantı daha yapılarak on beste belirlendi ve bunlar arasından Selçuk Başar’ın “Halay” adlı şarkısı ipi göğüsledi. Şarkıyı bir önceki yılın favorisi Beş Yıl Önce On Yıl Sonra seslendiriyordu. Türkiye finalinde, topluluğa saz üstadı Arif Sağ eşlik etti ancak TRT, sazın, memleketi bu “Batılı” yarışmada iyi temsil etmeyeceğini düşündüğünden, Arif Sağ’ı yarışmaya göndermedi. Topluluk, İsveçli Herreys’in “Diggi-Loo Diggi-Ley”le kazandığı yarışmada “Batılı” bir düzenlemeyle yarışmaya uydurulan “Halay”ı seslendirdi ve 37 puan alarak 19 ülke arasında 12. oldu. Aynı yıl, tanıtım filminde de sorun çıktı ve Türkiye temsilcilerinin Arap müziği eşliğinde fesle sunulması Dışişleri Bakanlığı nezdinde tepki gördü. Bakanlık, yarışma sonrası EBU’ya bir kınama mesajı gönderdi.

    5 Mayıs 1984

  • 1 Mart 1985

    “Ülkemizi deliler mi temsil edecek?”

    1985 finali, seyirci huzurunda Atatürk Kültür Merkezi’nde yapıldı. On şarkı finale kalmıştı ancak bunlardan biri, “Dön Desem Döner misin?” adlı şarkıyla yarışmaya katılan Barış Manço, son dakikada yarışmadan çekilince, dokuz şarkı yarıştı. Seçici kurulun değerlendirmesiyle dönemin gözde topluluğu Mazhar Fuat Özkan, “Âşık Oldum” adlı şarkılarıyla Türkiye’yi temsile hak kazandı. Şarkının düzenlemesi, Hollanda’da yapıldı ve adı “Diday Diday Day” olarak değiştirildi. Topluluk iddialıydı. 4 Mayıs’ta Göteborg’da yapılan yarışmada alkışlandı ama 14. olabildi. 

    Yarışmanın getirdiği bir başka şey, Mazhar Fuat Özkan adının (telaffuzu zor olduğu için) MFÖ’ye dönüşmesi. 

    O yıldan kalan bir başka şey, MDP Kütahya milletvekili Abdurrahman Kara’nın konuyu meclise taşıması ve şu soruyu sorması: “Ülkemizi deliler mi temsil edecek?” Dönemin Başbakanı Turgut Özal, yarışma sonrasında şu cümleleri kurdu: “Müslümanlara puan vermiyorlar. Birincilik için herhalde Hıristiyan olmak lazım.”

  • 3 Mayıs 1986

    Halley’in uğuru

    1986 yılında Norveç’in Bergen kentinde yapılan yarışmada Türkiye’yi iki genç topluluktan oluşan Klips ve Onlar temsil etti. Melih Kibar tarafından yarışma için yan yana getirilmiş iki isim, Sevingül Bahadır ve Candan Erçetin’den oluşan Onlar, dönemin genç rock topluluğu Klips’e eşlik etti. 15 Mart’ta Ankara Arı Stüdyosu’nda yapılan finalde dört şarkı yarıştı; “Halley” birinciliği aldı. Şarkının sözlerini İlhan İrem yazmıştı ama kulağında küpe olduğu gerekçesiyle o yıllarda TRT’ye çıkartılmayan sanatçı, yarışmaya da götürülmedi. “Halley”, yarışmadan oldukça başarılı bir sonuçla döndü ve ilk ona giren ilk şarkı oldu: 53 puan alarak 20 ülke arasında yarışmayı 9. sırada bitirdi. “Halley” o yıllarda plak olarak da yayınlandı ve çok sevildi.

    3 Mayıs 1986

  • 30 Nisan 1988

    Türkiyeli beste, Celine Dion’u birinci yaptı

    ‘80’li yıllar boyu, Eurovision, bir millî meseleydi ve yarışan şarkılar hep büyük umutlarla gönderildi ama sonuç ekseriyetle hezimet oldu. 1987 yılında Türkiye’yi temsil eden Seyyal Taner’in seslendirdiği “Şarkım Sevgi Üstüne”, ertesi yıl MFÖ tarafından seslendirilen “Sufi” ve 1989 yılında Grup Pan tarafından yorumlanan Timur Selçuk bestesi “Bana Bana”, bu makus talihi kıramadı. Aralarında en başarılı şarkı, “Sufi”ydi. Yarışmada 21 ülke arasında 15. sıraya yerleşen MFÖ, yarışma sonrası Almanya’nın önemli şirketlerinden ZYX ile anlaştı ve “Sufi”nin Türkçe-İngilizce versiyonlarından oluşan bir maxi-single yayınlandı; şarkı diskolarda çaldı ve çok sevildi. Aynı yıl bir sürpriz daha yaşandı ve İsviçre adına yarışan Türkiyeli besteci Atilla Şereftuğ, Celine Dion’un seslendirdiği “Ne Partez Pas Sons Moi” ile birinciliği kazandı. 

  • 24 Şubat 1990

    “Lambada”ya TRT sansürü

    TRT’nin en kalabalık finallerinden biri 1990 yılında gerçekleşti. Sonradan adını duyuracak, ‘90’lı yıllardaki büyük pop patlamasının figürü olacak pek çok isim, bu finale yarışmacı olarak katılmıştı: İzel, Sibel Tüzün, Candan Erçetin, Sertab Erener, Reyhan Karaca, Seden Gürel, Ercan Saatçi, Ufuk Yıldırım, Çelik ve Asya adıyla meşhur olacak Tülay Saygın… Bunlar arasından deneyimli iki şarkıcı, Kayahan ve İlhan İrem sıyrılmıştı. Halk jürisi, Kayahan’ı seçti ve “Gözlerinin Hapsindeyim”, Zagreb’de yapılan yarışmada Türkiye’yi temsil etmeye hak kazandı. 5 Mayıs’ta, İtalyan şarkıcı Toto Cutugno’nun ipi göğüslediği gece, Kayahan, yarışmayı 17. sırada bitirdi. O yıl 35. kez yapılan yarışma, aksiliklerle tarihe geçti: İki gün kala sunucular istifa etti; ilk sırada “Bandido” ile yarışan Azucar Moreno, playback’in kurbanı oldu. Bütün bunlar bir yana, yarışma, Türkiye elemelerinde yaşanan sansür meselesiyle basını meşgul etti. Geceye konuk olarak katılan Kaoma, o yıl fırtınalar yaratan şarkıları “Lambada”yı seslendirdi ancak dansçı kızların kıyafeti “açık” bulununca ve etek boyları uzatılamayınca, streç kıyafetler giydirildi.

    Hadise, dönemin büyük gazetesi Hürriyet’e şöyle yansıdı: “TRT sonunda ‘Lambada’cıları da çarşafa sokacaktı. Bu grubun danslarını daha önce müzik programlarında vermekten çekinmeyen TRT, ne hikmetse naklen yayında sansür uygulama ihtiyacını duydu.”

    24 Şubat 1990

  • 9 Mart 1991

    Eurovision’da baba-oğul işbirliği

    TRT, 1991 yılında Türkiye’yi temsil edecek şarkıyı canlı yayınla ve sekiz bölgede oluşturulan halk jürilerinin oyuyla belirledi. Bu yıl, canlı orkestradan vazgeçilerek playback sistemine dönüldü. Candan Erçetin, Erdal (Çelik), Mehmet Ali Erbil ve Çiğdem Tunç’tan oluşan Grup 4×1, yarışmanın favorisiydi ancak ipi deneyimli müzisyen Şevket Uğurluer’in bestesi “İki Dakika” göğüsledi. Şarkıyı, Uğurluer’in oğlu Can Uğurluer’le birlikte İzel (Çeliköz) ve Reyhan Karaca seslendiriyordu. Ekip, 4 Mayıs’ta Roma’da düzenlenen yarışmada 22 ülke arasında 12. sıraya yerleşti.

  • 9 Mayıs 1992

    En kalabalık Eurovision

    İsveç’in Malmö kentinde düzenlenen 37. Eurovision Şarkı Yarışması, o güne dek yapılanlar arasında en çok katılımcıya sahip yarışma oldu. 23 ülkenin katıldığı yarışma Türkiye’yi “Yaz Bitti” adlı şarkıyla Aylin Vatankoş temsil etti. Aldoğan Şimşekyay’ın bestelediği şarkı, yarışmayı 19. sırada bitirdi. 

    9 Mayıs 1992

  • 15 Mayıs 1993

    Talihsizliğin geri geldiği yıl

    Eurovision Şarkı Yarışması’na katılan ülke sayısı arttıkça yarışmaya yeni kurallar getirildi. Bunlardan birine göre, son beşe kalan ülkeler, haklarını bir yıl kaybediyordu. 1993’te İrlanda’da yapılan yarışma, talihsizliğin geri geldiği yıl oldu ve “Esmer Yarim” ile katılan Burak Aydos sondan beşinci olunca, Türkiye, bir yıl yarışmaya katılma hakkını kaybetti.

  • 13 Mayıs 1995

    Eurovision gözden düşüyor…

    ‘90’lı yıllar, Eurovision’da iddiaların azaldığı yıllar. Türkiye, yarışmaya art arda genç isimleri gönderdi; özel televizyonların ortaya çıkışı, yarışmayı geri plana attı. 1995’te, Melih Kibar, ikinci kez Türkiye’yi temsile hak kazandı. Arzu Ece’nin seslendirdiği “Sev”, 18 Mart’ta düzenlenen finalde on şarkı arasından sıyrıldı ve Dublin’de yapılan yarışmaya katıldı. Türkiye, 23 ülke arasında 16. oldu.

    13 Mayıs 1995

  • 18 Mayıs 1996

    Gelecek vaat eden iki genç isim

    Norveç’in başkenti Oslo’da yapılan 41. Eurovision Şarkı Yarışması’nda, Türkiye’yi iki genç isim temsil etti. Levent Çoker’in bestesi “Beşinci Mevsim”i seslendiren Şebnem Paker, yarışmayla hayatımıza giren isimlerdendi. Çoker – Paker ikilisi, ilk sırada yarıştı ve yarışmayı 12. sırada bitirdi. Ertesi yıl sadece Türkiye değil Avrupa ülkeleri de bu iki ismi konuşacaktı. (Cumhuriyet, 25 Mayıs 1996)

     

  • 3 Mayıs 1997

    Makus talihin kırıldığı tarih

    1997, Türkiye’nin Eurovision’daki makus talihini kırdığı tarih. Bir önceki yıl ülkeyi temsil eden Levent Çoker, 1 Mart günü Arı Stüdyosu’nda yapılan yarışmayı “Dinle” adlı şarkıyla bir kere daha kazandı. Şarkıyı yine Şebnem Paker seslendiriyordu. “Dinle”, o güne dek alınmış en iyi sonuçla Türkiye’ye döndü. 4 Mayıs’ta bütün gazeteler Çoker-Paker ikilisinden ve şarkılarından söz ediyordu. Yerel enstrümanlarla seslendirilen bir şarkıydı bu ve TRT, yıllar önce “Halay”a yaptığını yapmış, Şebnem Paker ve Grup Etnik’i desteklememişti. Kurum, CD-Rom’lu bir tanıtım paketi hazırlamak ve bunu yarışmada dağıtmak dışında pek bir şey yapmayınca, Paker, kendi olanaklarıyla tanıtımını yaptı ve sempatik tavırlarıyla, göz dolduran performansıyla yarışmada büyük alkış aldı. “Dinle”, 121 puanla Eurovision’u 3. olarak bitirdi. Yarışma dönüşü Atatürk Havalimanı’nda alkışlar ve çiçeklerle karşılanan Paker, sonrasında yorumculuktan uzaklaştı ama Eurovision tarihine adını altın harflerle yazdırdı.

    3 Mayıs 1997

  • 28 Şubat 1998

    Talihsizlik yine iş başında

    Şebnem Paker’in başarısından sonra hedef birincilik olarak belirlendi ancak sonraki yıllarda yarışmaya katılanlar bunu gerçekleştiremedi. Başarının ardından gelen ilk eleme, Bülent Özveren ve Ekin Olcayto’nun sunumuyla yapıldı. Bir önceki şarkıdan ilhamla katılanlar ekseriyetle yerel sazlar ve motifler kullanmıştı ama TRT tarafından oluşturulan seçici kurul, Tüzmen’in seslendirdiği “Unutamazsın” adlı ballad’ı yarışmaya göndermeyi tercih etti. 9 Mayıs’ta İngiltere’de yapılan yarışmada alınan sonuç pek iç açıcı olmadı. Almanya’nın verdiği 12 puan yüzleri güldürse de, Türkiye, 25 ülkenin katıldığı yarışmayı 14. sırada tamamladı. İsrail adına yarışan Dana International, “Diva” adlı şarkısıyla birinciliği aldı ve o yıl diskolarda fırtına gibi esti.

  • 29 Mayıs 1999

    Almanya’dan gelen Sürpriz

    1999, bir önceki yıl alınan başarısız netice sonrasında en sönük geçen yıllardan biri oldu. 12 Mart’ta Ankara Arı Stüdyosu’nda yapılan finali, seçici kurulun oylarıyla birinci bitiren Tuba Önal ve ekibi Mistik, Türkiye’yi Erdinç Tunç’un “Dön Artık” adlı şarkısıyla temsil etti. Şarkı, Kudüs’te yapılan yarışmada 16. oldu. Yarışmaya 23 ülke katılmıştı. Finallerde Türkiye açısından bir sürpriz yaşandı ve Almanya’yı, Türkiyeli gençlerden oluşan Grup Sürpriz temsil etti. Türkçe sözlerin de yer aldığı “Reise Nach Jerusalem / Kudüs’e Yolculuk”, iddialı şarkılardandı ve yıllar sonra İsveç’in kazandığı yarışmayı 3. sırada bitirdi.

    29 Mayıs 1999

  • 13 Mayıs 2000

    İlk İngilizce deneyimi

    2000 yılında Türkiye’yi Grup SOS eşliğinde Pınar Ayhan temsil etti. 18 Şubat’ta yapılan elemelerde, seçici kurul, on şarkı arasından “Yorgunum Anla”yı seçti. O yıl, yarışma şartnamesinde yer alan “her ülke yarışmaya kendi dilinde katılır” maddesinin kaldırıldığı yıl. Pınar Ayhan, bunun üzerine şarkının bir kısmını İngilizce söyledi. “Yorgunum Anla”, 24 ülkenin katıldığı yarışmayı 10. sırada bitirdi.

  • 12 Mayıs 2001

    İddiasız bir ballad

    Danimarka’da düzenlenen 46. Eurovision Şarkı Yarışması, Türkiye’nin başarısını görece artırdığı yarışmalardan. İzmirli müzisyen Sedat Yüce, Semih Güneri’nin “Sevgiliye Son” adlı şarkısıyla yarıştı ve 23 ülke arasında 11. oldu. İddiasız gittiği yarışmada kendi promosyonunu bizzat yapan Yüce, bu ballad’ıyla o yılın sevilenleri arasına girmeyi başardı.

    12 Mayıs 2001

  • 25 Mayıs 2002

    İddiasız yıl

    2002, Türkiye’nin iddiasız yıllarından biri olarak tarihe geçti. 15 Şubat’ta yapılan elemelerde, başvuran 195 şarkı arasından seçilen beş şarkı, seçici kurul tarafından değerlendirildi ve Grup Safir tarafından seslendirilen “Leylaklar Soldu Kalbinde”, ülkeyi Estonya’da temsil hakkı kazandı. 24 ülkenin katıldığı yarışma Talinn’de yapıldı ve Grup Safir, yarışmayı 16. sırada bitirdi.

  • 24 Mayıs 2003

    Nihayet birincilik!

    2003 yılında, Türkiye, tamamen İngilizce bir şarkıyla yarışmaya katıldı: “Everyway That I Can” Sertab Erener’in seslendirdiği Demir Demirkan bestesi, ısmarlamayla yaptırılmış bir şarkıydı. TRT, bu yıldan sonra Türkiye finalini kaldırdı ve şarkıları, şarkıcıları böyle belirledi. Erener, o güne dek Türkiye’nin gördüğü rüyayı gerçek kıldı ve Letonya’nın başkenti Riga’da düzenlenen yarışmayı birincilikle tamamladı. 26 ülke arasında ipi göğüsleyen “Everyway That I Can”, 167 puan aldı. Sertab Erener, Türkiye’ye dönüşünde büyük törene karşılandı ve üstü açık bir otobüsle İstanbul’u dolaştıktan sonra şarkıyı, Taksim Meydanı’nda kurulan sahnede bir kere daha seslendirdi. 


    24 Mayıs 2003

  • 15 Mayıs 2004

    Eurovision Türkiye’de

    TRT, bir hayalini gerçekleştirmiş, Eurovision Şarkı Yarışması’nı kazanmıştı. Yarışma, 2004 yılında İstanbul’da Abdi İpekçi Arena’da yapıldı. Türkiye’yi “For Real” ile Athena temsil etti ve dördüncü oldu. 49. kez düzenlenen Eurovision’u, Ukrayna adına yarışan Ruslana, “Wild Dances” adlı şarkısıyla kazandı. Bu yıl, yarı final yapılan ilk yıl olarak tarihe geçti ve 12 Mayıs’ta yapılan elemede 22 ülkenin şarkıları arasında ilk 10’a girenler finale katılma hakkı kazandı. Finalde toplam 24 ülke yarıştı.

     

  • 21 Mayıs 2005

    “Rimi Rimi Ley” ve yeni bir tartışma

    Türkiye’nin tartışmalı şarkılarından biri, bu yıl katılan “Rimi Rimi Ley”. Gülseren tarafından seslendirilen şarkı, TRT tarafından kurulan seçici kurulun görevlendirmesiyle Türkiye’yi 50. Eurovision Şarkı Yarışması’nda temsil etti. Seçildiği andan itibaren basında ve mecliste tartışmalara konu olan “Rimi Rimi Ley”, yarışmada 13. olurken Yunanistan adına katılan Elena Paparizu, “My Number One” adlı şarkıyla bu yılın galibi oldu.

     

    21 Mayıs 2005

  • 20 Mayıs 2006

    İngilizce adlı Türkçe şarkı

    TRT, bir önceki yıl eleme usulü seçtiği şarkının tartışmalara konu olduğunu görünce, bu yıl, temsilciyi görevlendirmeyle belirledi ve Yunanistan’ın başkenti Atina’da yapılan yarışmaya Sibel Tüzün’ü gönderdi. Tüzün, şarkısını Türkçe söylemeyi tercih etti, sözlerini ve müziğini bizzat yazdığı “Superstar”la yarıştı ve 11. oldu. Yarışmayı, Finlandiya adına katılan hard rock grubu Lordi, “Hard Rock Hallelujah” adlı şarkılarıyla kazandı.

  • 12 Mayıs 2007

    Kenan Doğulu görevde

    2007 yılında, TRT’nin yine görevlendirmeyle seçtiği yeni temsilci, Kenan Doğulu’ydu. Doğulu, yarışmaya müziğini bir önceki temsilcimiz Sibel Tüzün’ün yaptığı “Shake it up Şekerim” adlı şarkıyla katıldı. 9 Mart”ta düzenlenen basın toplantısıyla açıklanan şarkı, Türkiye’de sevildi, yarışmayı iyi bir dereceyle bitirdi ve 4. oldu. Öncesinde, yarışmaya katılan ülkelerin bir kısmına giden Kenan Doğulu, şarkının promosyonunu bizzat yaptı.

     

    12 Mayıs 2007

  • 24 Mayıs 2008

    “Deli” yarışmada

    2008, Türkiye’yi Mor ve Ötesi’nin temsil ettiği yıl. “Deli” adlı şarkılarıyla Sırbistan’da düzenlenen yarışmaya katılan topluluk, 7. oldu. “Deli”, Mor ve Ötesi’nin en sevilen şarkılarından biri olarak tarihe geçti ve yarışma sonrası düzenlenen bütün konserlerde büyük ilgi gördü.

  • 14 Mayıs 2009

    Yine İngilizce

    2008 yılının 6 Kasım günü, TRT, ertesi yıl Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil edecek ismin Hadise olduğunu açıkladı. Dönemin yükselen pop yıldızı, İngilizce sözlü “Düm Tek Tek” adlı şarkıyı yılbaşı gecesinde düzenlenen özel bir galayla duyurdu. Hadise, Moskova’da düzenlenen yarışmayı 4. sırada bitirdi.

    14 Mayıs 2009

  • 29 Mayıs 2010

    Son büyük başarı

    2010 yılının Ocak ayı, yeni Eurovision temsilcisinin açıklandığı aydı. TRT, Manga’nın üç şarkı yapacağını, profesyonel jürinin birinciyi bunlar arasından belirleyeceğini açıkladı. Jüri, “We Could Be The Same” adlı şarkıyı seçti ve Manga, yarışmaya bu şarkıyla gitti. İlk andan itibaren favoriler arasında gösterilen topluluk, yarışmayı Almanya’nın ardından 2. sırada bitirdi.

     

  • 10 Mayıs 2011

    Yıllar sonra yine hayal kırıklığı

    Almanya’nın Düsseldorf kentinde yapılan 56. Eurovision Şarkı Yarışması, iki yarı final sonrasında, 25 ülkenin katılımıyla gerçekleşti. Türkiye, Yüksek Sadakat tarafından seslendirilen “Live It Up” adlı şarkıyla yarışmaya katılma niyetindeydi ancak topluluk, 10 Mayıs’ta düzenlenen ilk yarı finalde elendi. Yıllar sonra gelen bu başarısızlık, zaten gözden düşmüş yarışmayı daha da geri plana attı.

    10 Mayıs 2011

  • 26 Mayıs 2012

    Eurovision’suz Türkiye, Türkiye’siz Eurovision

    TRT, art arda alınan başarılara rağmen 2013 yılında sürpriz bir karar alarak Eurovision Şarkı Yarışması’ndan çekildi. Son temsilci, 2012 yılında Azerbaycan’a giden ve “Love Me Back” adlı şarkısıyla yedinci olan Can Bonomo. Sonrası, Eurovision’suz bir Türkiye ya da Türkiye’siz bir Eurovision. Bugün Eurovisionseverler yarışmayı biraz buruk izliyorsa, bundan.

     

Etiketler

0 cevaplar

Cevapla

Katkıda bulunmak ister misiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir