Sunumsuz Yakalanmak nerden çıktı?

Nedir? Nerden çıktı?

Kendilerine pembe gelin diyen yeni evlilerce, “evine  düşkün, becerikli ve kocasını çok seven yeni gelin” kimliğini oluşturmanın ve pekiştirmenin önemli bir unsuru olarak görülen sunum kültürü ile alay etmek için kullanılır. 

Bir gelinin “Eltimin pat diye kahveye gelmesi ve sunumsuz yakalanmam” yazdığı sosyal medya paylaşımından yola çıkarak, kimi gelinlerin hazırladığı abartılı sunumların yarattığı şaşkınlığı ironik biçimde ifade etmek için 2016 yılında kullanılmaya başlandı.  

Yazar

  • Fulden Ergen

     

İçerik partneri

  • Nerden çıktı?

     
  • 2000ler

     

    Gelin ve Kaynana Dramasının Reality Showa Dönüştüğü Zamanlar

    Evlilik teklifi, isteme, damat kahvesi, nişan, çeyiz serme, kına, gelin çiçeği, düğün, hamilelik, çocuk yetiştirme, ev dekorasyonu… Toplumun, gelin olmaya yüklediği pek çok rol ve sorumluluk var. Türkiyeli pek çok insan da bu yükümlülüklere aşina. Aile, yakın ve uzak akrabalar, arkadaşlar, konu komşu yetmez; popüler kültürün nice ürünü de gelinlerden beklentilerini ardı ardına sıralar. 

    “Daldan dala” ikilemesini, yayınlandığı 2004 yılında nefes alan her canlının aklına mıh gibi kazıyan Semra Kaynana efsanesinin doğduğu “Gelinim Olur Musun?”, gelinler ile ezeli rakipleri kaynanaları karşı karşıya getiren en meşhur programlardan biriydi. 2000li yıllarda popülerliği zirveye ulaşan bu tip yapımlar, cephede dövüşür gibi dövüşen gelin ve kaynanaların arasındaki gerilim ve dramadan nemalanıyordu. 

  • 2010lar

    Ekranlar Yeni Gelin Şatafatı ile Tanışıyor

    Gelin ve kaynanaların stratejik önemde birbirine denk oldukları reality showlar, 2000li yıllar boyunca varlıklarını çeşitli biçimlerde sürdürdü. Zamanla bu formata, tek starın gelinler olduğu programlar da eklendi. Ancak sade ve sadece gelinlerin olduğu programlar, seleflerinden önemli bir noktada farklılaşmaya başladı. Ekranlar, hiç olmadığı kadar fazla ve yoğun bir yeni gelin şatafatına boğulur oldu. Gelinlerin, gelin olmanın acı tatlı yanlarını gelinler için, gelinlerle birlikte ve yer yer gelinlere rağmen deneyimlediği ve ilk kez 2017 yılında yayınlanmaya başlayan “Gelin Evi” programı, izleyenleri aşırı dozda gösterişe maruz bırakıyordu. Bu şatafat öyle bir düzeydeydi ki, Şeyda Hanım’ın her tarafı altın kaplı bir gelin evine konuk olan yarışmacılar “Goldistan’a Hoşbulduk” diyerek eve giriş yapmıştı. 

     

    2010lar

  •  

    Hiçbir Gelin Robot Değildir

    Popüler kültür temsilinde makbul gelin olmanın kıstası, “Gelinim Olur Musun”dan “Gelin Evi” programına dek geçen zamanda büyük bir değişime uğradı. “Gelinim Olur Musun” ve türevlerindeki programlarda gelinlerden beklenen kaynanalarıyla ilişkilerinde vakur ama gururlu bir tavır yakalayabilmesi iken, şatafat sağanağı Gelin Evi’nde gelinlerin her şeyin en iyisine ve en gösterişlisine sahip olması talep ediliyordu. Kimi zaman bu beklentiler öylesine ağırlaşıyordu ki, gelinler de bu duruma isyan ediyordu. Örneğin, Gelin Evi yarışmacılarından Melek Hanım, kendi düğününde dans ettiği videoyu medeni durum mevkidaşları ile paylaştığında, bir diğer yarışmacı Seçil Hanım tarafından eleştirilmiş, “robot gibi dans ettiği” söylenmişti. Melek Hanım ise Seçil Hanım’a “Hiçbir gelin robot değildir” diyerek, baskılara boyun eğmek yerine isyan etmeyi seçmişti. İnternette de geniş kitlelere ulaşan Melek Hanım’ın veryansını, yeni gelin müessesesinin dönüşümünün işaretlerinden biriydi. 

  • Gelinler Sosyal Medyada Birbirini Buluyor

    Yeni eski fark etmeksizin gelinlerin bir araya gelip, gelin olmayı her yönüyle yaşamaları ise ekranlara özgü bir durum değildi. Sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla ortak ilgi alanlarına sahip kişilerin kolaylıkla birbirini bulmasından gelinler de faydalandı. Özellikle Facebook’ta, pek çok gelinin ve gelin sevdalılarının dahil olduğu kapalı gruplar kuruldu ve kurulduklarından bu yana da büyümeye devam ediyorlar. Örneğin, Kasım 2021 itibarıyla, 2014’te kurulan Gelinlerin Tatlı Telaşı grubu 365 binden fazla, 2015’te kurulan “Yeni Gelin Evleri” grubunun 1 milyon 100 binden fazla üyesi bulunuyor. Bu gruplarda gelin olmanın binbir halini gösterişten kaçınmayarak paylaşan yeni evliler, televizyonlarda izlediğimiz “Gelin Evi” programı havasını dijital alanlara taşıyor. 

    Ahi Evran Üniversitesi’nden Deniz Akgül’ün, kimi yeni evli kadınların kendilerine yakıştırdığı bir ad olan “pembe gelin” kimliğinin tüketimle ilişkisini ve bu ilişkinin sosyal medyadaki izdüşümünü araştırdığı  “Gösterişçi Tüketim ile Benlik Genişleten #pembegelinler: Netnografi Uygulaması” başlıklı makalesi, bu kapalı sosyal medya gruplarında olup bitene ışık tutuyor. Kendilerini pembe gelin olarak tanımlayan yeni evli kadınların üye olduğu gruplarda evleri, ziynet eşyaları, mobilyaları ya da sahip olduğu ürünleri paylaşmanın arkasında yatan motivasyonlarını anlamaya çalışan Akgül’ün araştırması, gelinlerin sosyal medyadaki gösteriş dolu paylaşımlarla çevrelerine mesaj verme amacı güttüğünü ortaya koyuyor. 

    Kişilerin başkalarına kendilerini gösterme, böylelikle statü ve prestij elde etme amacıyla nispeten lüks ürünleri ve/ya nesneleri tüketme ve kullanma olarak tanımlanan gösterişçi tüketim, Akgül’e göre şaşa düşkünü yeni gelin kimliği için önemli bir kavram. Zira, “evine düşkün, becerikli ve kocasını çok seven yeni gelin” kimliğini oluşturmanın ve pekiştirmenin yolu, sahip olunan ürünleri paylaşmaktan geçiyor. Gelinlerin paylaştığı eşyalar böylece bir evin demirbaşı olmanın ötesine geçerek, bir kimlik yaratmaya imkan tanıyor. Ve sunum, bu kimliğin neredeyse merkezinde yer alıyor. 

  •  

    #SunumÖnemlidir

    Tostlara bağlanan kurdeleler, sebze meyveyi sofrada A Ş K yazan kahvaltılıklara doldurmak ya da tuvaletlere döşenen mumlar… Sosyal medyada tipik bir gelin grubundaki paylaşımların çoğunda, basit gündelik olaylar abartılı sunumlarla harmanlanıyor. Beyanları ‘pembe gelin’ olan yeni evlilerin en sık kullandığı hashtaglerden birinin #sunumönemlidir olması da, sunum mefhumunun ehemmiyetini gözler önüne seriyor. 

    Kapalı gruplarda birikmeye başlayan ve sunumun şaşa çıtasını arşa çıkaran paylaşımlar, zamanla kapalı grupların dışına taşıyor. Gelinlerin abartılı sunum ritüelleri, gelin gruplarındaki dünyaya aşina olmayan sosyal medya kullanıcıları tarafından şaşkınlıkla karşılanıyor. CNN Türk’ün haberine göre, bu şaşkınlığa sebep olan bir tosta kurdele bağlanıp sunulması. Ancak tabirin kullanım şekline bakılırsa ilk kıvılcımı yakanın, eltisine mahcup olmaktan son anda kurtulan gelinin şu sözleri olduğu görülüyor: 

    “Eltimin pat diye kahveye gelmesi ve sunumsuz yakalanmam 😰 şükür alelacele çokoprensleri kurdeleyle bağlayabildim ✌️😘😘” 

  • Akım Büyüyor. Şükür, Artık Kimse Sunumsuz Kalmıyor

    Yeni gelin sunumları ortalığa saçıldıkça, sunumsuz yakalanma korkusunu alaya alma isteği de artıyor. Akım kapsamında, kurdele bağlama gibi çevik sunum refleksleri ironik bir şekilde yeniden yorumlanıyor. 2016 yılının güzü, sunumsuz yakalansa da şükür, alelacele bir şeyler hazırlayanların paylaşımlarıyla geçiyor. Aniden gelen komutanına hazırlıksız yakalanmak istemeyen askerin alelacele hazırladığı kurdeleli sunum, bu absürd akımın ilginç örneklerinden yalnızca bir tanesi oluyor. 

    Sosyal medyada sık kullanılan tabirin bir akıma dönüştüğünün habercisi olan içerik derlemeleri, yeni gelin sunumlarını “Coştular, Durduramıyoruz! Yeni Gelinlerden Gözleri Acıtan 15 İlginç Sunum” gibi başlıklarla yayınlanıyor. Gelinlerin sunumsuz yakalanma korkusu pek çok insanın benimsediği bir şakaya dönüşerek 2016 yılının son çeyreğine damgasını vuruyor. 

    Ortaya çıktığı 2016 yılı sonrasında da varlığını bir süre devam ettiren sunumsuz yakalanmak akımı, eşyanın tabiatı gereği, zamanla sönümleniyor.

     

  • Bazen de Regle Sunumsuz Yakalanılıyor

    Sosyal medyada ortaya çıkan pek çok benzeri gibi, sunumsuz yakalanmak akımı asla tam olarak unutulmuyor, üzerinden yıllar geçse de hatırlanmaya devam ediliyor. 2019 yılında yazar Burçin Tetik’in regl kanı bulaşmış kıyafetlerini “Regle sunumsuz yakanladım” diyerek paylaşması akımı yeniden, bu kez farklı bir bağlamda gündeme getiriyor. Tetik’in paylaşımı destek gördüğü kadar, tepkiyle de karşılanıyor. Reglin utanç vesilesi olmaması gerektiğini söyleyerek regl olmanın görsel temsillerine sınır çekme yarışına girenlerin tartışması, Twitter’da “Regl” kelimesini trendlere dahi taşıyor. Böylece, sunumsuz yakalanmak efsanesi uzun süredir yattığı uykudan uyanıyor. Tetik, evlilik müessesesinin internetteki yapıtaşlarından biri olan kızlarsoruyor’a dek taşınan tartışmayı şöyle hatırlıyor: 

    “Reglim oldukça şiddetli geçtiği için hayatımı belirleyici olabiliyor, ben de bu konuda konuşmayı seviyorum. “Regle sunumsuz yakalandım” hikayesi de metroyla eve dönerken yolda birden kan olan taytımı görünce yaptığım anlık bir paylaşımdı. Sosyal medya böyle bir şey sonuçta, yediğimizi içtiğimizi, geçtiğimiz yolları, gündelik hayatımızı görselleştiriyoruz. Mizahi bir yanı vardı, yani regl kapımı çalmış ama ben pedsiz, tamponsuz, hazırlıksızım, onu paylaşıyorum. O açıdan çok da doğaldı, öyle düşünülmüş, kurgulanmış bir yanı yoktu. Birkaç eril troll gelip laf eder diye düşünmüştüm ama o akşam regl kelimesinin TT olacağını, konunun bu kadar yayılacağını tahmin etmemiştim. Kızlarsoruyor’da başlığının açıldığını görünce, hah dedim, yürümüş bu tweet. O yüzden çok da iyi oldu diye düşünüyorum, “Sunumsuz yakalanma” detayı da yayılmasını kolaylaştırıp regl görünürlüğüne biraz olsun katkı sağlamış olabilir.”

    Pedlerin siyah poşetler içinde yok olmasının umulduğu bir coğrafyada, teşhirinin tartışma yaratması elbette ki sürpriz değil. Şaşırtıcı olan, sosyal medyada bir akım haline gelen tabirlerin hangi olayda ve ne zaman küllerinden doğacağını hiçbir zaman bilemeyecek olmamız. 

Kaynakça

0 cevaplar

Cevapla

Katkıda bulunmak ister misiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.