SEVAG BALIKÇI

Sevag Balıkçı kimdir?

Batman’da zorunlu askerlik görevini yapan jandarma er Sevag Şahin Balıkçı, terhisine 23 gün kala, 24 Nisan 2011 tarihinde aynı karakolda askerlik yapan jandarma er Kıvanç Ağaoğlu tarafından öldürüldü. Olay en başta medyaya kaza olarak yansısa da daha sonra olayın kaza değil, cinayet olduğu ortaya çıktı. Sevag Balıkçı, Ermeni Soykırımı’nın anıt günü kabul edilen 24 Nisan 1915’in 96’ncı yılında, Ermeni olduğu için öldürüldü. Sevag Balıkçı cinayeti davası toplamda 9 yıl sürdü. 2013 yılında Kıvanç Ağaoğlu’na 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası verildi fakat askeri yargıtay kararı bozdu. 2020 yılında ise Ağaoğlu 16 yıl 8 ay hapis cezası aldı.

Yazar
  •  

    Hülya Çetinkaya

  • 24 Nisan 2011

     

    Sevag Balıkçı öldürüldü

    Batman’ın Kozluk İlçesi Gümüşörgü Jandarma Karakolu’nda zorunlu askerliğini yapan jandarma er Sevag Şahin Balıkçı, jandarma er Kıvanç Ağaoğlu tarafından 24 Nisan 2011’de, Ermeni Soykırımı’nı Anma Günü olarak kabul edilen günde öldürüldü. Cinayet, haberlere ilk anda “şakalaşırken kaza oldu” şeklinde yansıdı.

  • 24 Nisan 2011

    Aile ölüm haberini internetten öğrendi

    Balıkçı ailesinin Kadıköy’deki evinde Paskalya hazırlığı yapılıyordu. Baba Garabet Balıkçı eşi Ani Balıkçı’yı arayarak “Oğlanın başına bir şey gelmiş hemen interneti aç, bak” demesiyle aile oğullarının ölüm haberini aldı. Daha sonra askeri heyet tarafından kendilerine ölüm haberi verildi. (İsmail Saymaz, Esas Duruşta Cinayet, İstanbul: İletişim, 2015, s. 152.)

    24 Nisan 2011

  • 25 Nisan 2011

     

    Basına yansıyan haberler ile resmi açıklama çelişiyor

    Olayın öğrenilmesinin ardından Balıkçı’nın ailesiyle görüşen Agos muhabiri Funda Tosun’un aktardıklarına göre olay şakalaşma sırasında kaza kurşunu yüzünden gerçekleşti. Resmi açıklama ise doldur-boşalt sırasında ateş alan silahtan çıkan kurşunun Balıkçı’nın karın bölgesine isabet ettiği yönündeydi. Tosun, ailenin hala oğullarının tam olarak nasıl hayatını kaybettiğini bilmediğini, anne Ani Balıkçı’nın oğlunun kaza kurşunu ile öldüğüne inanmadığını ve resmi bir açıklama beklediklerini aktardı.

  • 24-25 Nisan 2011

    Kıvanç Ağaoğlu’nun ifadeleri

    Kıvanç Ağaoğlu, Yarbay Ahmet Boncuk tarafından alınan ilk ifadesinde silahı tam dolduruşa aldıktan sonra namluyu aşağıya indirirken silahın patladığını, aralarında tel örgü olduğunu ve bu sürelerde şakalaşmadıklarını söyledi. Aynı gün Savcı Resmiye Turan Gökçe tarafından alınan ifadesinde Ağaoğlu, tüfeği tam dolduruşa almasının sebebinin karakolun terör açısından sıkıntılı bölgede olduğundan arkadaşlarını korumak olduğunu söyledi. 25 Nisan 2011 Kozluk Sulh Ceza Mahkemesi’ndeki sorgu tutanağında ise birkaç gün öncesinden telsizden Kürtçe konuşmalar duyduğu için komutanların içtima sırasında bunu yapmasını belirttiklerini, bu yüzden tüfeği tam dolduruşa aldığı söyledi. Ayrıca bu ifadede olaydan önce gülüp şakalaştıklarını da söyledi. (İsmail Saymaz, Esas Duruşta Cinayet, İstanbul: İletişim, 2015, s. 163.)

    24-25 Nisan 2011

  • 25 Nisan 2011

     

    Melani Kumruyan: Nişanlım öldürüldü

    Sevag Balıkçı’nın nişanlısı Melani Kumruyan, Aydınlık gazetesinden Mehmet Faraç’a Balıkçı’nın öldürüldüğünü söyledi. Kumruyan’ın aktardığına göre Sevag Balıkçı Gümüşörgü’deki askeri birlikte çalınan 50 TL ilgili suçlanmış ve dövülmüştü. Kumruyan’ın söylediğine göre Sevag Balıkçı şikayet dilekçesi vermek istedi ama “seni yakarız” denilerek tehdit edildi, bunun üzerine şikayetinden vazgeçti.

  • 26 Nisan 2011

    Genelkurmay’dan açıklama

    Genelkurmay Başkanlığı olayla ilgili yaptığı açıklamada, karakol yakınlarında zarar gören mevzi ve fens tellerinin onarımı için iki grup oluşturulduğunu, Balıkçı’nın onarım grubunda, kendisine ateş eden erin ise güvenlik grubunda olduğunu ve tüfekle oynarken yanlışlıkla ateş ettiğini söyledi. Kozluk Sulh Mahkemesinin soruşturmasında, olayda kasıt görülmediğinden erin tutuksuz yargılanmasına karar verildiği aktarıldı.

    Ayrıca Genelkurmay Başkanlığı Melani Kumruyan’ın iddialarını da yalanladı. “Vefat eden erimizin, karakolda vuku bulan bir başka olay nedeniyle suçlanması, bu yüzden şikayet dilekçesi vermesi, gördüğü baskı sonucu dilekçesini geri alması, Paskalya Yortusu nedeniyle izinli gönderilmemesi gibi hususlar gerçeği yansıtmamaktadır.” denildi.

     

    26 Nisan 2011

  • 27 Nisan 2011

     

    “Sevag silahla şakalaşacak biri değil”

    Mine Tuduk’un Radikal gazetesinde yayınlanan haberine göre, Balıkçı’nın nişanlısı Melani Kumruyan, olayın şakalaşma olduğuna inanmadığını, nişanlısının silahla şakalaşacak biri olmadığını ve olayın araştırılması gerektiğini belirtti. Ani Balıkçı ise olayın 24 Nisan’la ilgili olmadığını, alaya daha önce Paskalya çörekleri gönderdiğini ve yapılan araştırmadan sonra gerçeklerin açığa çıkacağını söyledi.

  • 27 Nisan 2011

    Abdullah Irmak: Grubun başında er Kıvanç Ağaoğlu vardı

    Er Abdullah Irmak’ın 27 Nisan 2011’de Yarbay Ahmet Boncuk tarafından alınan ifadesine göre, olayın yaşandığı sabah, karakolun etrafına tel örmek ve tel örenlerin güvenliğini sağlamak üzere iki grup görevlendirildi. 1. Güvenlik Tim Komutanı Astsubay Sadettin Ersöz o gün kahvaltı yaptığı için grubun başına usulsüz bir şekilde er Kıvanç Ağaoğlu’nu koydu. Sevag Balıkçı 06-08 nöbetinden çıkmıştı ve saat 10’da tekrar nöbeti olmasına rağmen tel örmede görevlendirilmişti. Er Ağaoğlu G-3 marka tüfeği ile uğraması gereken doldur-boşalt istasyonuna uğramadan karakola 250 metre mesafedeki ter örgü alanına yürüdü. Bu süreci yönetmesi gereken Astsubay Sadettin Ersöz ne doldur-boşalt prosedürünü kontrol etti ne de iş sırasında askerlerin başında durdu. (İsmail Saymaz, Esas Duruşta Cinayet, İstanbul: İletişim, 2015, s. 156-157.)

    27 Nisan 2011

  • 27 Nisan 2011

     

    Sevag Balıkçı Türk bayrağına sarılı tabutu ile son yolculuğuna uğurlandı

    Sevag Balıkçı’nın cenazesi Feriköy’deki Surp Vartanans Ermeni Kilisesi’nde düzenlenen törenin ardından toprağa verildi. Balıkçı’nın tabutu Türk bayrağına sarıldı. Cenaze töreninde dönemin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Egemen Bağış, 3. Kolordu Komutanı Hulusi Akar, Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral İbrahim Yaşar da katıldı. Ayrıca dönemin Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Adlar Belediye Başkanı Mustafa Farsakoğlu, Öldüren gazeteci Hrant Dink’in eşi Rakel Dink, ağabeyi Orhan Dink ve çok sayıda subay astsubay törene katıldı. 

    Hükümeti temsilen katılan Egemen Bağış, “Hükümetin taziye dileklerini iletmeye geldim. Bizim için Türk, Ermeni, Kürt ayrımı yoktur. Sevag kardeşimiz vatanı için görev başındayken ölmüştür. Türk, Kürt, Ermeni herkes kardeştir. Ayrıca buradaki misafirperverliklerinden ötürü Ermeni cemaatine teşekkür ediyorum” dedi.

  • Yazarın notu: Afedersin Rum...

    Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan 10 Haziran 2011’de NTV’de katıldığı ”Seçime Doğru” programında kendisi ve dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile ilgili çok sayıda kitap bulunduğunu da ifade ederek, “Bu kitaplar içerisinde ne Yahudiliğimiz, ne Ermeniliğimiz ne affedersiniz Rumluğumuz hiçbir şeyimiz kalmadı. Düşünebiliyor musunuz? Adam şu anda içerden cayır cayır kitap yazıyor. Ne yapacaksınız bu adamları? Tek yolu var, yargı. Başka yolunuz var mı?” diye konuştu.

  • 30 Nisan 2011

     

    Genelkurmay: Er Sevag şehit sayılmıyor

    Radikal gazetesine bilgi veren Genelkurmay kaynakları olayın kaza kurşunu olduğunu söyleyerek Sevag Şahin Balıkçı’nın resmen şehit sayılmadığını söyledi. Cenazede tabutun Türk bayrağına sarılması ise Türk Bayrağı Tüzüğü’nün 21. maddesi ile açıklandı.

  • 4 Mayıs 2011

    “Neden?”

    Jandarma er Sevag Şahin Balıkçı’nın ailesinin, 1 Mayıs 2011’de avukatları Cem İsmail Halavut ile birlikte olayın gerçekleştiği karakola gittiği ortaya çıktı. Vatan gazetesinin haberine göre Sevag Balıkçı’yı vuran Kıvanç Ağaoğlu ile karşılaştığında Ani Balıkçı, “Neden?” diye sordu, Ağaoğlu ise, “Ne diyeyim ki?” dedi. 

    Ağaoğlu ilk soruşturmada Kozluk Sulh Ceza Mahkemesi tarafından serbest bırakılmıştı. Fakat aile görüştükten sonra 2 Mayıs’ta askeri mahkeme tarafından tutuklandı. Ağaoğlu ifadesinde olayın kaza olduğunu ve hiçbir kastının bulunmadığını söyledi. Olayın tanıklarından Halil Ekşi, Ağaoğlu’nun tüfeği tam dolduruşa aldıktan sonra muhtemelen şaka amaçlı Balıkçı’ya doğrulttuğunu ve tüfeğin bir anda ateş aldığını söyledi.

    4 Mayıs 2011

  • 4 Mayıs 2011

     

    Aile ve avukatları olayın kaza olduğuna ikna olmadı

    Sevag Balıkçı’nın ailesinin avukatı Cem Halavurt karakolda yaptıkları incelemenin ardından olayın kaza olduğuna dair tanık ifadeleri olmasına rağmen gerçek anlamda ikna olmadıklarını açıkladı. Olayın 11.00’de yaşandığını fakat ifadelerin 18.00’de alındığını ve bu sürede tanıkların üstleri tarafından yönlendirilmiş olma ihtimallerinin bulunduğunu söyledi. Ayrıca Halavurt rütbeli askerlerin büyük bir ihlaminin söz konusu olduğunu ekledi.

    Halavurt’a göre olayın cinayet olma olasılığını güçlendiren etkenlerden biri de Kıvanç Ağaoğlu’nun Facebook paylaşımları oldu. Sayfa incelendiğinde zanlının Büyük Birlik Partisi (BBP) sempatizanı ve Türk-İslam sentezinden yana olduğunun anlaşıldığını ifade etti.

  • 5 Mayıs 2011

    İHD: Er Sevag Balıkçı’nı şüpheli ölümüm aydınlatılmalı

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyonu, Er Sevag Balıkçı’nın şüpheli ölümünün aydınlatılması için olayla ilgili bilgilerin kamuoyu ile paylaşılmasını Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) talep etti.

     

    5 Mayıs 2011

  • 6 Mayıs 2011

    Ağaoğlu’nun “Tüfek kendiliğinden patladı” savunması çürüdü

    Jandarma Genel Komutanlığı’nın 6 Mayıs tarihli Uzmanlık raporuna göre “Emniyeti ve açık kapalı halde sert zemine bırakılarak, uygulanan düşme, çarpma ve sarsıntı testleri neticesinde yeterli kuvvetle tetiğe basılmadan fişeğin kendiliğinden patlamadığı” saptandı. (İsmail Saymaz, Esas Duruşta Cinayet, İstanbul: İletişim, 2015, s. 163.)

  • 6 Mayıs 2011

    Ani Balıkçı: Art niyet aramıyoruz ama şüphelenmemek elde değil

    Ani Balıkçı Batman’da olay yerini ziyaretlerinden sonra Vatan gazetesine yaptığı açıklamada, art niyet aramadıklarını ama şüplenmemenin de elden gelmediğini söyledi.

     

    6 Mayıs 2011

  • 29 Temmuz 2011

    İddianame hazırlandı

    Askeri Savcılığın hazırladığı iddianamede, Ağaoğlu’nun “Bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme” suçundan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

  • 30 Temmuz 2011

    Ağaoğlu serbest kaldı

    İddianamenin hazırlanmasının ardından Sevag Balıkçı cinayetinin ilk duruşması Diyarbakır’daki 2’nci Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nde görüldü. 3 ay tutuklu kalan Ağaoğlu’nun kaçma şüphesinin bulunmamasından dolayı tahliye edilmesine karar verildi. Bir sonraki duruşmada Balıkçı’nın nişanlısı Melani Kumruyan’ın tanık olarak dinlenmesi kararlaştırıldı.

     

    30 Temmuz 2011

  • 16 Aralık 2011

    Ağaoğlu basın yasağı istedi

    Diyarbakır 2’inci Hava Kuvvet Komutanlığı Askeri Mahkemesi, olay sırasında orada bulunan görgü tanığı askerlerin talimatla ifadelerinin alınmasına ve deliller toplandıktan sonra olay yerinde keşif yapılmasına karar vererek duruşmayı 27 Mart 2012 tarihine erteledi. 

    Kıvanç Ağaoğlu’nun avukatı davaya yayın yasağı getirilmesini ve Ağaoğlu’nun işi dolayısıyla davaya katılmamasını talep etti fakat talep reddedildi.

  • 28 Aralık 2011

    Ani Balıkçı: Batman’da bunun cinayet olduğunu anladım

    Bianet’e açıklama yapan Ani Balıkçı, Batman’a gittiğinde bunun kaza değil cinayet olduğunu anladığını söyledi. Abla Lerna Balıkçı ise, basında ve bazı ifadelerde Kıvanç Ağaoğlu’nun kardeşinin yakın arkadaşı olduğuna dair iddiaların olduğunu ama kendisinin daha önce kardeşinden hiç Kıvanç adını duymadığını söyledi.  

     

    28 Aralık 2011

  • 6 Ocak 2012

     

    CHP Milletvekili Sabahat Akkiraz şüpheli asker ölümlerini sordu

    30 ve 31 Aralık 2011’de yanlışlıkla vurma ya da intihar gibi sebeplerle toplamda 6 askerin ölümü üzerine Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Sabahat Akkiraz Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

  • 27 Ocak 2012

    Tanık er Halil Ekşi’nin iki farklı ifadesi

    Er Halil Ekşi 9 Eylül 2011’de Aydın 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesine ifade vermesinden önce Kıvanç Ağaoğlu’nun dayısı Bülent Kaya’nın kendisini arayarak ifadesini Kıvanç lehine değiştirmesini istediğini söyledi. Kaya’nın yazılı olarak kendisine teslim ettiği ifadede Ekşi, Kıvanç Ağaoğlu’nun silahı Sevag Balıkçı’ya doğrulttuğunu görmemişti ve kesinlikle silahla şakalaşma olmadı.

    Fakat 27 Aralık 2011’de Ekşi, katil zanlısı Ağaoğlu’nun yakınları tarafından yönlendirildiğini ve olay günü Kıvanç Ağaoğlu’nun silahını dolduruşa alıp Sevag Balıkçı’ya doğru doğrulttuğunu ve ateş ettiğini söyledi.

    27 Ocak 2012

  • 28 Ocak 2012

     

    “Artık Türk vatandaşları Fransa’da soykırımı inkâr edebilecek”

    22-28 Ocak tarihleri arasında Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Genel Kurulu düzenlendi. Kurula katılan Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Türk Grubu Üyesi ve AK Parti Kayseri Milletvekili Prof. Dr. Pelin Gündeş Bakır, Avrupa Konseyi’nin “Bir İnsan Hakları İhlali Olarak Zoraki Tehcir” başlıklı kararına bir değişiklik önergesi verdiğini belirtti. Kabul edilen önerge ile Fransa’da “Ermeni Soykırımı yok” diyen bir Türk vatandaş ceza aldığı takdirde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gidebilecek.

  • 30 Ocak 2012

    Ekşi cinayet silahı ile tatbikat yaptı

    Halil Ekşi’nin ifade değişikliği ile dava tarihi erkene alındı. Halil Ekşi Kıvanç Ağaoğlu’nun tüfeği, Sevag Balıkçı’ya doğrulttuğunu söylemişti. Mahkeme başkanının talebi üzerine cinayette kullanılan G3 tüfeği ile olay anını canlandırdı. Ekşi, olay sonrası karakol komutanı Sadrettin Ersöz’ün kendisine “Silahların doldur boşaltı yapıldı” şeklinde ifade vermesi gerektiği konusunda telkinde bulunduğunu söyledi.

     

    30 Ocak 2012

  • 1 Şubat 2012

     

    Ani Balıkçı: Vicdan sahibi bir asker arkadaşı çıkıp gerçeği anlatsın

    Duruşmadan sonra açıklama yapan Ani Balıkçı, Hakkı Ekşi’nin sanık ve ailesinden korktuğunu, bu yüzden çelişkili ifadeler verdiğini belirtti. Balıkçı “Ben buradan çağrı yapıyorum, vicdanı olan çıksın. ‘Temiz çocuktu, hepimiz seviyorduk’ diyorlar, ama ortada yoklar” dedi.

  • 3 Şubat 2012

    Birbiriyle çelişen tutanaklar

    Sevag Balıkçı’nın ölümünün ardından bir buçuk saat arayla iki farklı tutanak hazırladığı ortaya çıktı. İlk tutanakta Kıvanç Ağaoğlu tüfeği Sevag Balıkçı’ya doğrultuyor, ikincisinde ise tüfek havaya doğrultuyor.

    3 Şubat 2012

  • 13 Şubat 2012

    19 korucu dinlenecek

    Jandarma er Sevag Şahin Balıkçı davasının 5’inci duruşması Diyarbakır 2’nci Hava Kuvvet Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nde görüldü. Olayla ilgili 19 korucunun ve olay yerinde çelişkili iki tutanak hazırlayan Olay Yeri İnceleme Timinde görevli iki rütbeli askerin talimatla ifadelerinin alınmasına karar verildi. Ayrıca, 7’nci Kolordu Komutanlığı 16’ncı Mekanize Piyade Tugayı 1’inci Tank Tabur Komutanlığı’nda görevli Harekat ve Eğitim Subayı olan Tank Yüzbaşı Murat Yazgan ve Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü’nde görevli uzman Ersin Annak bilirkişi olarak atandı.

  • 1 Mart 2012

    İsmet Yılmaz: Şüpheli asker ölümü yok

    Sabahat Akkiraz’ın Meclisteki soru önergesi üzerine, dönemin Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz askeri personelin etnik kökenine yönelik herhangi bir işlem veya davranışın söz konusu olmadığını ve bugüne kadar kayıtlarda ölümü şüpheli olan, kayıt altına alınmayan, soruşturma veya araştırma yapılmayan hiçbir vakanın olmadığını söyledi.

     

    1 Mart 2012

  • 2 Mart 2012

    “Bakan devekuşu gibi başını kuma gömüyor”

    İsmet Yılmaz’ın sözlerine tepki gösteren Ani balıkçı ”Sevag, bir Ermeni yurttaş olarak 24 Nisan’ın yıldönümü ve Paskalya Bayramı’nda askerdeyken öldürüldü. Bundaki şüpheyi göremiyorlar mı?” diye sordu. Kuzey Kıbrıs’taki askerliği sırasında “disko” denilen disiplin koğuşunda gördüğü yoğun işkence sonucu hayatını kaybeden Uğur Kantar’ın babası Aydın Kantar ise sivilde değil de neden askeriyede intihar ettiklerini sordu.

  • 11 Mart 2012

    Olay yeri görüntüleri yayınlandı

    Sevag Balıkçı’nın vurulmasının ardından olay yerinin işaretlenmiş görüntüleri yayınlandı. Balıkçı ailesinin avukatı İsmail Cem Havurt, görüntüleri özellikle talep ettiklerini, bazı ifadelerin değişmesinden ve tuttaklardaki çelişkilerden dolayı fotoğraflar üzerindeki teknik incelemenin önemli olduğunu söyledi.

    11 Mart 2012

  • 27 Mart 2012

     

    Şehitliği sulandırmak, şehitliği ayağa düşürmek…

    Sevag Şahin Balıkçı’nın Müslüman olmadığı için şehit sayılamayağını savunan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) lideri Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) yaptığı konuşmada sivil şehitlik tartışmaları üzerinden bir kişinin şehit kabul edilebilmesi için Müslüman olmanın şart olduğunu aksinin şehitliği sulandırmak, şehitliği ayağa düşürmek olduğunu söyledi. Bahçeli, Müslüman olmadığı için Hrant Dink’in ya da kaçakçı oldukları için Uludere’de katledilenlerin şehit sayılamayacağını iddia etti.

  • 28 Mart 2012

    “Şimdiye dek biriz sanırdık”

    Ani Balıkçı, Devlet Bahçeli’nin sözleri üzerine vatani görevini yaparken ölen herkesin şehit sayıldığını, bu yüzden oğlunun da şehit sayılması gerektiğini söyledi ve “şimdiye kadar biriz sanırdık” dedi. Sevag Balıkçı’nın şehit sayılması için Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 10’uncu maddesi ve Milli Savunma Bakanlığının 439 nolu yönergesi referans olarak gösterildi.

     

    28 Mart 2012

  • 1 Nisan 2012

    “Biz sevdik ama kendimizi sevdiremedik”

    Sevag Balıkçı 1 Nisan 1986 yılında dünyaya gelmişti. Ölümünün ardından ilk doğum günü için Ani Balıkçı, oğlu için yazdığı mektubu “Kişer pari (İyi geceler) bir tanem’’ diyerek bitirdi. Devlet Bahçeli’nin sözlerine bir kez daha tepki gösteren Balıkçı “Bize ya sev ya terk et dediler. Biz sevdik ama kendimizi sevdiremedik. “ dedi.

  • 6 Nisan 2012

    “Ermenistan ile bir savaş olursa ilk öldüreceğim insan sensin”

    Melani Kumruyan 30 Mart’ta İstanbul Hasdal’daki 3’üncü Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinde ifade verdi. Kumruyan’ın ifadesine göre, imam olan bir asker Balıkçı’ya Müslüman olması konusunda baskı yapmıştı ve A. isimli bir asker Sevag Balıkçı’ya “Ermenistan ile bir savaş olursa ilk seni öldürürüm” dedi.

    6 Nisan 2012

  • 6 Nisan 2012

    Balıkçı’nın atletinde giriş deliği yok ama çıkış deliği var

    Sevag Balıkçı’nın ölümüne ilişkin 6’ncı duruşma, Diyarbakır 2’nci Hava Kuvvet Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nde görüldü. Bilirkişi olarak atanan ve hazırladığı raporu mahkemeye sunan Ersin Annak, Balıkçı’nın ölümüne sebep olan kurşunun çıktığı sırada G-3 piyade tüfeğinin vücuda doğru düz tutulduğunu açıkladı. Annak ayrıca, Balıkçı’nın giydiği iddia edilen atlette sadece çıkış deliği bulunduğunu, giriş deliği bulunmadığını, bunun imkansız olduğunu açıkladı. Mahkeme, Balıkçı’nın olay sırasında üstünde olan tüm kıyafetlerin incelenmesine ve olay yerinde keşif yapılmasına karar verdi.

  • 20 Nisan 2012

    “24 Nisan’dan 24 Nisan’a”

    Sevag Balıkçı’nın birinci ölüm yıldönümü yaklaşırken ailesi ile yapılan bir röportajda, baba Garabet Balıkçı, Sevag’ı vuran Kıvanç Ağaoğlu’nun aşırı milliyetçi siyasilere sempati beslediğinin ortaya çıkması ve bölükteki diğer askerlerden bazılarının da Sevag’ı tehdit ettiğinin iddia edilmesinin, kendisinde Sevag’ın kasten öldürüldüğüne dair bir kanaat oluşturduğunu söyledi.

     

    20 Nisan 2012

  • 10 Mayıs 2012

    Ani Balıkçı: 24 Nisan Soykırımı ile oğlumu kaybedince bir kez daha yüzleştim

    Anneler gününün ardından kendisiyle yapılan röportajda Ani Balıkçı “Oğlumu kaybettiğimizden beri, bayram yok, yılbaşı yok, anneler günü yok. ona bunu yapanlar ceza alınca, biliyoruz, o geri gelmeyecek, ama, biz adalet varmış diyeceğiz” dedi. Daha önce 24 Nisan’ı bildiğini ama yüzleşemediğini söyleyen Balıkçı “Oğlumu 24 Nisan’da askerde kaybedince anladım, 24 Nisan bizler için soykırım. Bununla yüzleştim” dedi.

  • 6 Haziran 2012

    Korucuların ifadesi alındı

    Önceki duruşmalarda Diyarbakır 2’nci Hava Kuvvet Komutanlığı Askeri Mahkemesi, olay sırasında Balıkçı’yı hastaneye götüren 19 köy korucusunun ifadesinin alınmasına karar vermişti. 6 Haziran’da ifadelerin alınmasının ardından Balıkçı ailesinin avukatı İsmail Cem Halavurt, ifadelerde çelişkilerin olduğunu dile getirdi.

    6 Haziran 2012

  • 8 Haziran 2012

     

    Olay yerinde keşif yapıldı

    Sevag Balıkçı’nın öldürüldüğü yerde keşif yapıldı. Keşfe Diyarbakır 2. Hava Kuvvet Komutanlığı Askeri Mahkemesi heyeti, Balıkçı’nın babası Garabet Balıkçı, avukatları İsmail Cem Halavurt ile sanık Kıvanç Ağaoğlu ve avukatlarının katıldı.

  • 12 Haziran 2012

    Tanık erlerin ifadeleri birbirini tutmuyor

    Olay Yeri İnceleme Raporu’nu hazırlayan Başçavuş Ziyattin Yılmaz, Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde verdiği ifadede askerlerce aldatıldığını ifade etti. “Olayın nasıl meydana geldiğini sorduğumuzda askerler silahın şakalaşırken kazaen patladığını söyledi. Bizde bu ifadeler doğrultusunda raporumuzu düzenledik. Sonra savcı geldiğinde askerler olayı farklı şekilde anlatmışlar. Olayın şakalaşma sonucu meydana gelmediğini, sanığın silah doldur boşalt yaptıktan sonra silahın namlusunu aşağıya doğru indirirken patladığını belirtmişlerdir” dedi. (İsmail Saymaz, Esas Duruşta Cinayet, İstanbul: İletişim, 2015, s. 161)

    12 Haziran 2012

  • 15 Haziran 2012

    Kıvanç Ağaoğlu’nun ifadesi tanıklarınki ile çelişiyor

    Yapılan keşif ile ilgili açıklama yapan ailenin avukatı İsmail Cem Halavurt, keşif sayesinde ve bazı korucuların ifadesiyle Kıvanç Ağaoğlu’nun ifadelerinin gerçeği yansıtmadığının ortaya çıktığını söyledi. Ağaoğlu ifadesinde ayakta olduğunu silahın namlusunun yukarı baktığı söylerken korucular ateş eden kişinin oturur vaziyette olduğunu ve namlunun düz olduğunu söyledi. Bir diğer çelişki de Ağaoğlu’nun durduğu yerdi. Jandarma raporunda uzak mesafeden atış yapıldığına dair söylem bilirkişi raporu ile de daha önce yanlışlanmıştı. Keşifte, Ağaoğlu’nun askerlerin yakınında ve telin dış değil iç tarafında olduğu ortaya çıktı.

  • 29 Haziran 2012

    Kıyafetler gerçekten Sevag’a mı ait?

    Sevag Balıkçı cinayetinin duruşması Diyarbakır 2’nci Hava Kuvvet Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nde görüldü. Olayın yaşandığı sırada Gümüşörgü Karakolu’nun komutanı olan Astsubay Sadettin Ersöz ile ilgili görevi kötüye kullanma suçundan açılan davanın bu dava ile birleştirilmesine karar verildi. Duruşmada Sevag Balıkçı’ya ait olduğu söylenen kıyafetler ile ilgili baba Garabet Balıkçı oğlunun atlet giymediğini, giyse bile acil müdahale sırasında kıyafetlerin yırtılması gerektiğini, ancak kıyafetlerde yırtık olmadığını söyleyerek kıyafetlerin oğluna ait olması konusunda şüpheleri olduğunu ifade etti.

     

    29 Haziran 2012

  • 7 Eylül 2012

    Bilirkişi raporunda Ağaoğlu’nun kusurlu olduğu belirtildi

    7 Eylül’de görülen duruşmada, olay günü Batman Kozluk Devlet Hastanesi’nde görevli olan Doktor Serkan Bütün’ün ifadesine göre Balıkçı’nın üstünde askerlerin giydiği haki renkli atlet vardı ve kıyafette giriş ve çıkış delikleri vardı. Duruşmada bu atletin Adli Tıp’a gönderilmediği ortaya çıktı. Dosyanın yeniden Adli Tıp’a gönderilmesine karar verildi. Bilirkişi Yüzbaşı Murat Yazgan’ın hazırladığı rapora göre Ağaoğlu’nun silahın güvenliğini hiçbir şekilde açmaması gerektiği ve kusurlu olduğu belirtildi. Sanık avukatının talep ettiği davaya dair yayın yasağı ise reddedildi.

  • 3 Kasım 2012

    Garabet Balıkçı: Oğlumuz ırkçı bir cinayete kurban gitti

    Sevag Balıkçı cinayetinin 5 Kasım’da görülecek duruşmasından önce Taksim’de basın açıklaması düzenlendi. Garabet Balıkçı, “Oğlum kazara değil, üstüne basarak söylüyorum cinayete kurban gitti. Olay yerini görmeden önce kazaya ‘tamam’ dedik. Fakat olay yerini gördükten sonra ‘Hayır. Kaza değil cinayet’ dedik. İçişleri Bakanlığı’nı, Adalet Bakanlığı’nı göreve çağırıyorum” dedi.

     

    3 Kasım 2012

  • 5 Kasım 2012

    “Vereceğiniz kararla öteki olmadığınız belli olacak”

    Sevag Balıkçı cinayetinin Diyarbakır 2’nci Hava Kuvvet Komutanlığı Askeri Mahkemesinde devam eden duruşmasında Ani Balıkçı, “Vereceğiniz kararla öteki olmadığınız belli olacak” dedi. Sanık avukatı İbrahim Gök “Türkiye’de bir Ermeni sorunu olduğunu düşünmüyorum. 1915 olaylarını buraya bağlamak da yanlıştır. Türkiye’de Ermeni sorunu yoktur” dedi. 6 defa çelişkili beyanda bulunan Halil Ekşi ile sanık Kıvanç Ağaoğlu’nun dayısı olan Bülent Kaya hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

  • 23 Ocak 2013

    “O gün bir Ermeni’nin ölmesi gerekirdi”

    Sevag Balıkçı’nın ailesi 25 Ocak’taki duruşma öncesinde verdikleri röportajda, olayın kaza olmadığını, delillerin karartılmak istendiğini ve tanıkların korkutulduğunu söyledi. Baba Garabet Balıkçı “O gün 24 Nisandı. Paskalya bayramıydı. 96 yıl sonra aynı güne denk geliyor ve bayram. O gün bir Ermeni’nin ölmesi gerekirdi. Buna adım gibi inanıyorum. O ölecek bir Ermeni ve o güne denk geldi. Başka bir Ermeni çocuğu da olabilirdi.” dedi.

    23 Ocak 2013

  • 25 Ocak 2013

    Davada karar çıkmadı

    Diyarbakır 2. Hava Kuvvet Komutanlığı Askeri Mahkemesinde görülen duruşmada tutuklama kararı çıkmadı. Kıvanç Ağaoğlu’nun avukatı İbrahim Gök, Nor Asala adında yeni bir terör örgütü kurulduğunu, örgütün Ağaoğlu’nu ölümle tehdit ettiğini ve koruma talep ettiklerini ve Ağaoğlu’nun duruşmalara katılmamasını talep etti. Duruşmada bazı tanıkların ifadelerinde Sadettin Ersöz’ün olaydan sonra askerlere Ağaoğlu lehinde ifade vermelerini söylediğinin belirtilmesi üzerine, avukat İsmail Cem Halavurt tüm tanıkların yeniden dinlenmesini istedi. Bir sonraki duruşmada bilirkişi raporundaki görüşlere göre tanıkların tamamının dinlenip dinlenmeyeceğine karar verilecek.

  • 28 Ocak 2013

    Olay yeri bozulmuş

    Sevag Balıkçı cinayeti duruşmasında 2 Haziran 2012 tarihinde Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı Olay Yeri İnceleme Şubesi’nde görevli Başçavuş Oktay Özdemir ve Uzman Çavuş Sedat Akgün’ün bilirkişi olarak hazırladıkları rapor mahkemeye sunuldu. Raporda silah ve boş kovanın olaydan sonra karakola götürüldüğü sonra geri götürüldüğü ve olay yeri inceleme işleminin bu şekilde yapıldığı tespit edildi.

     

    28 Ocak 2013

  • 28 Şubat 2013

    Soruşturmanın genişletilmesi talebi reddedildi

    Duruşmada, Balıkçı ailesinin avukatı İsmail Cem Halavurt olayın tam olarak aydınlatılmadığı gerekçesiyle soruşturmanın genişletilmesini talep etti fakat talep reddedildi. Askeri savcı, sanık Kıvanç Ağaoğlu’nun ’Bilinçli taksirle adam öldürmek suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar, sanık Astsubay Sadrettin Ersöz’ün ise görevini ihmal ettiği gerekçesiyle 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi. Duruşma 26 Mart’a ertelendi.

  • 26 Mart 2013

    “Askerdeki şüpheli ölümlerin Kürt, Alevi ve Ermenilerden olması tesadüf mü?”

    Diyarbakır 2. Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda görülen dava öncesi nizamiye Nor Zartonk İnisiyatifi adına açıklama yapan Umut Utku Aktaş, kışlada kaza veya şaka ile öldüğü ya da intihar ettiği söylenen askerlerin büyük çoğunluğunun Kürt, Alevi ve Ermeni olmasının tesadüf olmadığını belirtti ve “kamuoyunu Sevag’ın öldürülmesinin ardındaki gerçekleri açığa çıkarılması için dayanışmaya çağırıyoruz” dedi. Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi ise kamuoyunun tatmin olmadığını, yetkililerin bu tür intihar olaylarının bir an önce açığa kavuşturulmasını beklediklerini söyledi.

    26 Mart 2013

  • 26 Mart 2013

    4 yıl 5 ay 10 gün...

    Diyarbakır 2. Taktik Hava Kuvvet Komutanlığı Askeri Mahkemesinde görülen karar duruşmasında Kıvanç Ağaoğlu, birlikte görev yaptığı Er Sevag Şahin Balıkçı’yı ”taksirle öldürmek suretiyle, silahında dikkatsizlik sonucu bir kişinin ölümüne sebebiyet vermek” suçunu işlediği gerekçesiyle 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırdı. Sanık Astsubay Çavuş Sadrettin Ersöz’ün ise ”ihmal suretiyle görevi kötüye kullanmak” suçunu işlediği gerekçesiyle 5 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verildi.

  • 26 Mart 2013

    Ani Balıkçı’dan yargıya mektup

    Ani Balıkçı davada alınan kararın ardından yargıya bir mektup yazdı. Mektupta şunlar yazılıydı: “Aslında bize deniyor ki; sizin oğlunuz 24 Nisan’da, hem Paskalya Bayramı olan hem de Soykırım anma gününde öldürüldü ama haşa, Ermeni olduğu için öldürülmedi. Keşke bu ülkede buna inanabileceğimiz bir zemin olsa. Keşke bu ülkede sırf Ermeni olduğu için birilerini öldürüp ‘kahraman’ olacağını zanneden zihniyet son bulsa. Bizim çocuklarımız da askere kimliğinden dolayı ezilme, aşağılanma, ötekileştirme, fişlenme tedirginliği olmadan gidebilse.” 

    “Bu karardan sonra sizlerle ilgili tek dileğim; çocuklarınıza sarılırken Sevag’ın, annenize sarılırken benim gözlerim aklınızdan çıkmasın. Sevag, tel örgülerden hâlâ şaşkın; “Abi neden?” diyerek bize bakmaya devam edecek” 

     

    26 Mart 2013

  • 27 Mart 2013

    “Adı Sevag, ırkı Ermeni, dini Hristiyan olunca...

    Davanın ardından Cezayir Toplantı Salonu’nda basın toplantısı düzenlendi. Ani Balıkçı verilen kararın kendilerini tatmin etmediğini şahitlerin korkutulduğu belirtti ve “Adı Sevag, ırkı Ermeni, dini Hristiyan olunca herhalde bu sonuç ortaya çıktı” dedi. Garabet Balıkçı ise “Türkiye Cumhuriyeti’nde Hristiyanları askere alıyorlarsa, ölüyorlar ve şehit sayılmıyorlarsa niye askere alıyorlar” diye sordu.

  • 29 Mart 2013

    “O zaman askere de almasınlar”

    Balıkçı ailesinin açıklamaları “Gayrimüslimler neden şehit sayılmıyor?” tartışmasını alevlendirdi. Şehit Yakınları ve Gaziler Dairesi Başkanı Hüseyin Demirbaş yasalarda bir ayrım olmadığını ve askerliği sırasında hayatını kaybetmiş herkesin aynı haklardan yararlanması gerektiğini savundu.

     

    29 Mart 2013

  • 7 Nisan 2013

    Ani Balıkçı: Yaşadıkça bunun peşini bırakmayacağım

    Ani Balıkçı verdiği röportajda sonuçtan rahatsız olduklarını belirtti ve “ Nisan doğum günü oğlumun, hediye oldu hâkimin kararı! Bize, Sevag suçlu, tüfeğin önünde durduğu için kaza oldu, demiş oldular. Başka ülkelere muhtaç etmeyin, utanırım, demiştim. Onlar mı vatansever, ben mi? Yaşadıkça da bunun peşini bırakmayacağım” dedi.

  • 24 Temmuz 2013

    “Ermeni Askere Kazara Cinayet” yazısına dava

    Kıvanç Ağaoğlu, gazeteci Cevat Sinet’e “Ermeni Askere Kazara Cinayet” başlıklı yazısında kullandığı ifadeler nedeniyle dava açtı. Yazıda korucuların Ağaoğlu’nun cinayeti işlemek için yüklü miktarda para aldığını iddia ettikleri yazıyordu. Ağaoğlu’nun onur ve şerefine yönelik saldırı ve iftira yapıldığını belirten avukatların talepleriyle, Cumhuriyet Savcısı Halil Kurt tarafından iddianame hazırlandı.

    24 Temmuz 2013

  • 16 Aralık 2013

    Halil Ekşi yeniden ifade verecek

    Ani Balıkçı Facebook hesabından 16 Aralık’ta Aydın’da bir duruşmanın gerçekleşeceğini haber vedi ve Halil Ekşi’nin baskı ile değiştirilen ilk ifadesinin doğru olduğunu belirtti.

    Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davanın ilk duruşmasında Halil Ekşi, Kıvanç Ağaoğlu’nun akrabalarının, özellikle Bülent Kaya’nın baskısıyla ilk ifadesini değiştirdiğini itiraf etti. Ekşi ilk ifadesinde “Kıvanç silahı omzundan indirerek dolduruşa aldı, Sevag’a doğrulttu ve doğrultmasıyla silahın ateş alması aynı anda oldu” demişti. Fakat Halil Ekşi, terhis olduktan sonra askeri mahkemeye başvurarak ifadesini geri çekip “Silahın nasıl ateş aldığını bilmiyorum” demişti. Balıkçı ailesi, Kıvanç Ağaoğlu’nun annesi, ablası ve dayısı hakkında suç duyurusunda bulundu.

  • 8 Nisan 2014

    Yargıtay eyleminin kasıtlı yapıldığına dair yeterli ve ikna edici delil bulamadı

    Sevag Balıkçı davasındaki kararın ardından taraf avukatları Askeri Yargıtay Başkanlığına temyiz başvurusu yapmıştı. Askeri Yargıtay Başsavcılığı, er Sevag Şahin Balıkçı’nın öldürülmesi eyleminin kasıtlı yapıldığına dair yeterli ve ikna edici delil bulunmadığı gerekçesiyle temyiz taleplerinin reddi yönünde görüş bildirdi.

     

    8 Nisan 2014

  • 9 Nisan 2014

    “‘Bizi başka ülkeye muhtaç etmeyin’ demiştim”

    Askeri Yargıtay Başsavcılığının Sevag Balıkçı davasından verilen kararda hukuka aykırılık bulamamasının üzerine Ani Balıkçı bu yorumu asla kabul etmediklerini söyledi. Balıkçı “ Ben mahkemede ‘Bizi başka ülkeye muhtaç etmeyin’ demiştim. Ama herhalde edecekler. Şahsen utanıyorum” dedi.

  • 24 Nisan 2014

    Balıkçı ailesinden Erdoğan’a 24 Nisan teşekkürü

    Sevag Balıkçı, ölümünün 3’üncü yılında mezarı başında anıldı. Ani Balıkçı, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ermeni Soykırımında hayatını kaybedenlerle ilgili bir gün önce yaptığı açıklamayı “memnuniyet verici” olarak yorumladı. Balıkçı “Başbakan şimdiye kadar hiç bahsetmiyordu, Ermeni’den, Rum’dan, Süryani’den. Hristiyan bile demiyordu. Bu sefer dillendirdi. Kitleler de bunu duysun. Bize sevinç verdi bir yerde diyeceğim. Ama bu bize inşallah bir parmak bal çalmak değildir” dedi.

    24 Nisan 2014

  • 6 Ağustos 2014

    Afedersin Ermeni

    Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan NTV’de katıldığı “Adaylar Konuşuyor” programında “Çıktı bir tanesi aynı zihniyet, Gürcüdür diyen oldu. Çıktı bir tanesi afedersin çok daha çirkin şeylerle Ermeni diyen oldu. Ben dedemden de, babamdan da öğrendiğim kadarıyla Türk’üm.” dedi.

  • 18 Temmuz 2014

    Askeri Yargıtay kararı bozdu

    Sevag Şahin Balıkçı cinayeti davasında verilen karar, “duruşma tutanaklarının üzerinde mahkemenin adı yazılı olmadığı” gerekçesiyle Askeri Yargıtay tarafından bozuldu. Davanın ilk duruşmasının 18 Eylül’de görülmesine karar verildi. Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (CMK) 220. maddesine göre duruşma tutanağının başlığında mahkeme adının, oturum tarihlerinin, hakimin, savcının ve zabıt katibinin adı ve soyadının belirtilmesi gerekiyor.

    18 Temmuz 2014

  • 23 Ekim 2014

     

    Ağaoğlu medyadan kaçamıyor

    İsmail Saymaz’ın şüpheli asker ölümleri üzerine yazdığı kitabının Sevag Balıkçı ile ilgili bölümünde Kıvanç Ağaoğlu’nun da bulunduğu bir fotoğrafın yayınlanması üzerine, Ağaoğlu davasının Askeri Yargıtay aşamasında olduğunu belirtip, “özel hayata ilişkin görüntü ifşa etmek” ile suçladığı Saymaz’ı Elazığ’da 6 Haziran’da şikayet etti. İstanbul Cumhuriyet Savcısı H. Hasan Bölükbaş ise bahsi geçen fotoğrafı özel hayat kapsamında değerlendirmedi.

  • 5 Kasım 2014

    Halil Ekşi: Tehdit edildim

    Sevag Şahin Balıkçı’nın öldürülmesine ilişkin davada tanık olan dinlenen Halil Ekşi hakkında “yalan ifade verme” gerekçesiyle açılan davanın duruşması Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Ekşi 7 defa yalan ve çelişkili ifade vermesinin sebebinin sanık Kıvanç Ağaoğlu’nun aile dostu olan Bülent Kaya’nın kendisini tehdit ederek ifadesini değiştirmesi yönünde baskı yapması olduğunu söyledi. Diğer tanıkların yeniden dinlenilmesi için dava 2 Şubat 2015’e ertelendi.

    5 Kasım 2014

  • 10 Aralık 2014

    Sevag Balıkçı şehit sayılmadı

    Sevag Balıkçı’nın şehit sayılmaması ile ilgili konuşan Ani Balıkçı “O dönem Bahçeli’nin lafı çok zoruma gitmişti. ‘Gayrimüslim şehit sayılmaz’ demişti. Zoruma giden buydu. ‘Madem öyle askere de almasınlar’ demiştim. Sevag’ı şehit sayarlarsa kendi şerefleri olur, benim değil. Bize şehitlik verilmedi, bundan sonrasını bilemem” dedi.

  • 13 Şubat 2015

    Dava en baştan ele alınacak

    Askeri Yargıtayın Sevag Balıkçı davasında verilen kararı usulen bozmasının ardından, ikinci duruşma Diyarbakır  2. Hava Kuvvet Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada dava dosyasının yeniden ele alınmasına karar verildi. Bir sonraki duruşmada olaya ilişkin daha önce yapılan keşif işlemindeki kamera görüntülerinin ve Sevag Balıkçı’ya ait olan ve adli emanette bulunan tüm malzemelerin incelenmesi için mahkemeye getirilmesine karar verildi.

    13 Şubat 2015

  • 28 Mayıs 2015

     

    Sevag’ın kıyafetlerinde 41 delik izi ortaya çıktı

    Sevag Balıkçı cinayeti davasına Diyarbakır 8’inci Ana Jet Üst Komutanlığında yer alan Askeri Mahkemede devam edildi. Mahkemeye karton bir kutu içinde getirilen ve daha önceki kriminal raporuna göre yalnızca iki delik bulunduğu belirtilen Sevag Balıkçı’nın kıyafetlerinde bilirkişi, 41 delik tespit etti. Askeri savcılık emanetinden getirilen elbiselerin nemli olduğu ve küflenmeye başladığı görüldü.

  • 16 Aralık 2015

    Halil Ekşi ve Bülent Kaya hakkında karar verildi

    Halil Ekşi ve Ekşi’ye yalan tanıklık yapması için baskı yaptığı belirtilen Kıvanç Ağaoğlu’nun akrabası Bülent Kaya hakkında açılan davanın duruşması Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinde devam etti. Mahkeme, Halil Ekşi’yi “yalancı tanıklık” yapmaktan 2 yıl 1 ay hapis cezasına, Bülent Kaya’yı ise “birden fazla kez yalan tanıklığa azmettirme” suçundan 2 yıl 13 ay hapis cezasına çarptırdı.

    16 Aralık 2015

  • 25 Şubat 2016

    Sevag Balıkçı davası yine ertelendi

    Sevag Balıkçı cinayetinin 25 Şubat 2016’da Diyarbakır’da görülen duruşması kısa sürdü. Dava belge eksikliği yüzünden 6 Nisan’a ertelendi.

  • 4 Mart 2016

    Garabet Balıkçı: Mahkemeye girmemizle çıkmamız bir oldu

    Duruşmadan sonra değerlendirme yapan Garabet Balıkçı mahkeme heyetinin 6 ay önce istediği evrakları bilirkişinin yollamamasına anlam veremediğini söyledi. Davanın bir tiyatro sahnesine benzediğini söyleyen Balıkçı “İkinci ifadelerde, bütün askerler ilk ifadelerini değiştirmiş, birbirleriyle aynı şeyi söylemişler, sanki biri tarafından ezberletilmiş gibi. Bunlar nasıl oluyor da papağan gibi, birbirlerinin söylediklerini tekrarlıyorlar?” diyerek davadaki çelişkilere dikkat çekti.

    4 Mart 2016

  • 2 Nisan 2016

    “Gitmemiz mümkün değil”

    Ermenistan’a göçtükleri yönünde haberlerin çıkması üzerine Balıkçı ailesi bir açıklama yaptı. Soyları Ermeni olarak geçse de vatanları olarak Türkiye’yi bildiklerini ifade eden Ani Balıkçı “Gitmemiz mümkün değil, oğlumuz burada. Onu o toprakta bırakıp hiçbir yere gidemeyiz. Gezme, seyahat etme özgürlüğümüz var tabii ki. Kaldı ki sanığın ki bile (seyahat özgürlüğü) kısıtlanmadı, bizimki niye kısıtlansın” dedi.

  • 17 Haziran 2016

    Avrupa Parlamentosu raporu geri gönderildi

    Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Türkiye raporu, Türkiye tarafından işleme koymadan geri gönderildi. Gerekçe olarak raporun Türkiye’yi Ermeni Soykırımı’nı tanımaya çağırması gösterildi.

     

    17 Haziran 2016

  • 21 Nisan 2017

    “Balıkçı ailesine gülünç tazminat”

    Sevag Balıkçı’nın öldürülmesiyle ilgili olarak açılan tazminat davasında mahkeme,  Balıkçı’nın annesi Ani Balıkçı ve babası Garabet Balıkçı’ya 16’şar bin TL, kardeşi Lerna Balıkçı’ya ise 8 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Balıkçı ailesinin avukatı İsmail Cem Halavurt, belirlenen tazminat tutarının, benzer davalarda verilenlerin çok altında olduğunu belirterek, Yargıtay’a itirazda bulundu.

  • 1 Kasım 2017

    Sevag Balıkçı davası sivil mahkemede görülecek

    15 Temmuz’daki darbe girişiminden sonra çıkarılan 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Askeri Mahkemelerin kaldırılmasından dolayı Sevag Balıkçı’nın dosyası, öldürüldüğü yer olan Batman’ın Kozluk ilçesine gönderildi. Dosya, Kozluk Asliye Ceza Mahkemesi’nde 8 Şubat’ta yeniden görülmeye başlanacak.

    1 Kasım 2017

  • 24 Nisan 2018

     

    “Adalet istiyoruz”

    Er Sevag Balıkçı, ölümünün 7’nci yılında mezarı başında anıldı. Garabet Balıkçı, “Anmaya katılan herkese teşekkür ediyorum. Bu 7’nci senemizdi. Adalet istiyoruz” dedi.

  • 1 Mayıs 2019

    Sevag Balıkçı’yı anma konuşmasına gözaltı

    24 Nisan 2019’da Sevag Balıkçı’nın anmasında konuşma yapan Nor Zartonk Derneği’nden Alexis Kalk, aynı günün akşamında gözaltına alınıp sorgulandıktan sonra serbest bırakıldı. İfadesi alındıktan sonra serbest bırakılan Kalk’a konuşmasına dair sorular sorulduğu öğrenildi.

    1 Mayıs 2019

  • 13 Ocak 2020

     

    16 yıl 8 ay

    Sevag Balıkçı davasında 9 yıl sonra karar çıktı. Sanık Kıvanç Ağaoğlu, “olası kasıtla öldürme” suçlamasıyla 16 yıl 8 ay hapis cezası aldı ve duruşmada tutuklandı.

  • 13 Ocak 2020

    “Nihayet Bir Nefret Suçunun Cezalandırıldığını Gördük”

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Garo Paylan “Nihayet 9 yıl sonra Sevag’ın ‘olası kasıtla öldürüldüğü’ mahkeme tarafından tespit edildi ve sanığa 16 yıl 8 ay ceza verildi. Bunu önemsiyorum nihayet memlekette Ermenilere yönelik bir nefret suçunun mahkemece sanığa ceza verilmesiyle sonuçlandığını görmüş olduk” dedi.

    13 Ocak 2020

  • 18 Ocak 2020

    Patrikhane: Çıkan karar adalet özlemimizi bir nebze tatmin etmiştir

    Türkiye Ermeni Patrikliği, Hrant Dink ve Sevag Balıkçı cinayeti davaları hakkında bir açıklama yayımladı. Açıklamada Balıkçı davası için “Çıkan karar adalet özlemimizi bir nebze de olsa tatmin etmiştir” denirken, öldürülen gazeteci Hrant Dink’in davası için de “Öldürülmesinin 13. yıldönümünde Hrant için adalet talebimizi bir kez daha yineliyoruz” ifadelerine yer verildi.

  • 3 Şubat 2020

    Gerekçeli karar açıklandı

    Sevag Balıkçı davasında Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Kıvanç Ağaoğlu’na verilen 16 yıl 8 aylık ceza kararının gerekçesini açıkladı. Kararda ateşleme öncesi silahın kurma kolunun çekilme sesi duyulduğu ve sanığın “silahın ateşlenebileceğini öngörmesine rağmen” eylemine devam ettiği vurgulandı. Ancak mahkeme sanık ile Balıkçı arasında bir husumet bulunmadığını gerekçe göstererek hükmünü “kasten öldürme” değil “olası kasıtla öldürme” üzerinden verdi.

    3 Şubat 2020

  • 24 Nisan 2020

     

    “Tek bir vatandaşımızın dahi ötekileştirilmesine, asla izin vermedik, vermeyeceğiz”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Ermeni Patriği Sahak Maşalyan’a bir mektup gönderdi. Erdoğan “Tek bir vatandaşımızın dahi ötekileştirilmesine, inancından ve kimliğinden dolayı farklı muamele görmesine asla izin vermedik, vermeyeceğiz. Geçmişten yalnızca dostluk ve aynı yüksek insanlık ideali için güç alarak geleceği birlikte inşa etmek hepimizin ortak amacıdır” dedi.

  • 20 Nisan 2021

    Fahrettin Altun: Sözde Ermeni soykırımı iddiası siyasi hesaplardan beslenen bir iftiradır

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı “1915 Olayları Uluslararası Konferansı” düzenlendi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun “Sözde Ermeni soykırımı iddiası, bugün post-truth olarak bilinen olgunun öncülüdür. Bu, gerçeklerle hiçbir bağı olmayan, sadece siyasi hesaplardan beslenen bir iftiradır. Duygulara hitap eden, irrasyonel ve gayrimeşru bir ithamdır” dedi.

     

    20 Nisan 2021

Kaynakça

0 cevaplar

Cevapla

Katkıda bulunmak ister misiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir